2 Ağustos 2017 Çarşamba

En güzel hediye



           Sizce en güzel hediye ? Bence, en güzel hediye kitaptır. Hele kitap yazarı imzalı olarak hediye ederse.

Hediye alan, kimlerin hediyesinden en çok memnun olur? Elbette değer verdiği, sevdiği kişilerin hediyesinden mutlu olur.

Bugün 02. Ağustos 2017. İlim ve Fazilet Vakfı Eğitim Kurumlarında 18 sene önce beraber çalıştığımız değerli kardeşimiz, meslektaşımız Sayın Ahmet Meral, beni bir kere daha mutlu etti.  Kısa Dünya Tarihi adlı eserini imzalı olarak bana hediye etti.

Dolma kalemiyle yazdığı ile de beni mahcup etti. Kendisine  çok teşekkür ediyorum. İltifat ancak bu kadar güzel olabilirdi. Sadece iltifat mı?

Kitabın takdim yazısını ve ön sözünü okudum. Diğer bölümlerine göz gezdirdim. İlk intibaım şu oldu: Kitap ancak bu kadar güzel yazılabilirdi.

Kitabı alalı henüz birkaç saat oldu. Öyle akıcı ki kısa zamanda 610 sayfalık bu eseri okuyabilirim. Bu yazımızı okuduktan sonra da yazabilirdim; ama teşekkürde geç kalmak istemedim. Okuduktan sonra da kısa bir değerlendirme yapmaya çalışırım. Ancak şimdilik birkaç alıntı ile yetinelim:

Gelecek nesillerin kültür ve medeniyet alanındaki seviyeleri, “öteki” de dâhil, hafızalarındaki “geçmişe” yönelik sağlam bilgi birikimi sayesinde yükselecektir.”(1)

Devletlerin kuruluşu ve iktidarların oluşumunda tespit edilebilecek ana eğilim ise, yeni iktidarların muhalefetteyken ya da mağdurken eleştirdikleri şeyleri iktidara geldikten sonra  kendilerinin de yapması ve muhalefetin sesine çoğu kez kulak tıkamasıdır. (2)

Ahmet Bey kardeşimizle odasında, kahvesini içerken yaptığımız kısa sohbet de kahve gibi 40 yıl hatırda kalacak sohbetlerdendi.  Sohbetin ana başlıklarını yazayım mı?

          Kendisine, incelemesi için taslağını tamamladığım “Alak Sûresi Tefsiri OKU Yaratan Rabbinin adıyla!” başlıklı derleme çalışmamı verdim. Bir müddet Alak Sûresinden konuştuk. Bir ayeti açıklayabilmek için bütün Kur’an’ı bilmek gerektiği, hatta kâinat ve insan hakkında da bilgili olmak gerektiği üzerinde durduk.

İslâm âleminin bölünmüşlüğünden başlayarak güncel konulara şöyle bir değindik.

Bu arada Atatürk’ü sadece bir grubun sahiplenmesinin doğru olmadığı üzerinde durduk. Tabii laikliğin nasıl yanlış anlaşıldığına da değinmiş olduk. Osmanlı’dan kalan sıkıntılar üzerinde durduk.

Ya, şaşıyorum, bu kadar kısa zamana  bunca konuyu nasıl sığdırdık. Bunca konu diyorum; çünkü hepsini de belirtmedim. Büyük yazarların teşhislerini de veciz sözlerle anlattı. Kitabında da veciz sözlerden yararlandı. İşte bir tanesi:

Geçmişten çıkarılan yanlış dersler, tarihi hiç bilmemekten daha zararlıdır.” (Alexis de Tacqueville)
İnanır mısınız Facebooktaki paylaşımları da konu ettik. Yorumlar ve ifade bırakmalar üzerinde durduk. Bu konudaki kanaatlerimizi de yazsam çok uzayacak yazı. Onun için kısa kesmeye çalışalım.

Altmışlar Grubunun”  kurucusu olan Ahmet Meral Bey, İstanbul Kültürünü Yaşatma Derneği”nin kurucu başkanlığını üstlendi. Halen bu derneğin yönetim kurulu üyesidir.

Meral’in yazıları Yüzakı, Dil ve Edebiyat Dergisi ve çeşitli yerel dergi ve gazetelerde yayınlanmaktadır.

Böylesine kültürlü, böylesine bilgili, böylesine alçak gönüllü ve nazik bir kardeşimizle yaptığım kısa sohbetten mutlu olarak ayrıldım. Bu yazıyı yazarken de mutlu oluyorum.

Mutlulukların devam etmesi dileğiyle.

Sabahattin Gencal, Hamidiye-Çekmeköy_İstanbul

        _____________________
       1. Ahmet Meral, 06.08.209, Kısa Dünya Tarihi 2. Baskı, s.18
        2. Ahmet Meral ,a.g.e. s.24
***************************************************************
Sabahattin Gencal- Ahmet Meral
(25. 05. 2017)
********************************************************************************



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder