28 Ağustos 2017 Pazartesi

Benzemez kimse sana





Sen biriciksin.

Evet, sen biriciksin, özelsin.

Bu dünyada gelmiş geçmişlerin hiç biri benzemez sana. Hatta dünyaya gelecek insanların da hiç biri sana benzemeyecektir.

Benzersiz olduğunu biliyordun tabii.

Ben de benzersizim, o da...

Sadece insanlar mı biricik?

Allah’ın (c.c) tüm yaratıkları biriciktir. Birbirlerine tıpa tıp benzeyen kediler veya ağaçlar gördün mü? Bunlar bir tarafa kar taneleri bile birbirine benzemiyor. Yaa, kar taneleri bile.

Söylediklerimiz fiziksel benzerlikle mi ilgili sadece?

Sen, duygu ve düşüncelerinle de özelsin. Aklın, fikrin; zekân; zihnin, zihniyetin, vicdanın vb. sahip olduğun tüm yetilerinle de özelsin.

Evet, evet, kardeşlerinden de, annenden de, babandan da farklı görüşlerin var, farklı duyguların var.

Hiç kimse, zararlı olmadığın sürece özel olduğun için seni kınayamaz, hor göremez, aşağılayamaz, ‘sen kimsin?’ diyemez, ötekileştiremez, tekfir edemez, aforoz edemez. Çünkü sen biriciksin, özelsin.

Tabii ben de özelim, o da. Yani sen de hiç kimseyi farklılığından ötürü kınayamazsın. Kınayamazsın değil mi?

Bu farklı kişilerin bir araya gelmesi ile düşünce dünyası zenginleşir, bilim gelişir.

Peki, düşünce dünyamız nasıl sizce. Pek iç açıcı değil değil mi? Tamam, ben de öyle düşünüyorum.

Peki, bilimde ne durumdayız? 'Hiç sormayın' mı diyorsunuz. Tabii, utanıyor insan. Yüzyıllardır, doğru dürüst bir icadımız yok. Hep başkalarının icat ettiklerini kullanıyoruz.

Tabii, bütün bunların farkındayız. Farkındayız değil mi?

Yine farkındayız ki emperyal güçler ve onlardan daha tehlikelisi yerli işbirlikçiler seninle benim, benimle onun bir araya gelerek fikir alış verişinde bulunmamızı engelliyor.  Hani hakikat fikirlerin çarpışmasından doğardı. Hani fikir fikiri açardı...

Biricik evladım, biricik kardeşim, biricik arkadaşım, yalnız senin duygu ve düşüncelerine, ana hatlarıyla da olsa benzer düşüncelerle, duygularla mı oyalanacaksın. Daha ne kadar beşikte sallanacaksın?

Biraz dokundum galiba.

Bak, işte duygu ve düşünce yetilerinde bir hareket oluştu. Hazır oluşmuşken, varsa yanlışlarımı söyleyiver.

Ne diyordu Goethe? “Yanlışlarımı söyleyen uşağım da olsa efendim sayılır.”

Bu arada bir not da yazıvereyim: Benim yanlışlarımı söyleyiverin. Ama bazılarının yanlışlarını asla söylemeye kalkmayın. Allah korusun, ne olur ne olmaz.

Bakın, bu duruma da geldik. Hani “haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır.”  sözünü dilimizden düşürmüyorduk.

Bu noktaya nasıl geldik. Keşke yazmaz olsaydık.

Ben,  insanların her yönüyle birbirlerinden farklı olduklarını vurgulayacaktım sözde. Farklılıkların zenginlik kaynağı olabileceğine işaret edecektim. Dolayısıyla bizleri ısrarla kutuplaştırmak isteyen, ayrıştırmak isteyen, bu gizli emellerini  gerçekleştirmek için başta din olmak üzere her şeyi istismar edenlere karşı  dikkatli olunmasını öğütleyecektim. Ama anlaşılan beceremedim. Olsun, arif olan anlar.

Arif olmayanlara da sivrisinek saz...

Sabahattin Gencal, Hamidiye-Çekmeköy_İstanbul




2 yorum:

  1. Merhabalar Sabahattin Hocam.
    Cenab-ı Hakk, tüm yarattıklarının her birini birbirlerine benzememek üzere özel yaratmış. Elbette özel yaratılan her canlı da birbirlerinden farklı olacaktır. Farklılıklarımızı kimseye kullandırmayız hocam. Zenginlik kaynağımız olan farklılıklarımızı kimse istismar edemez.
    Selam ve dualarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Recep Bey Kardeşim,
      Yorumunuz için çok teşekkür ederim.
      "Farklılıklarımızı kimseye kullandırmayız hocam. Zenginlik kaynağımız olan farklılıklarımızı kimse istismar edemez." sözünüz çok güzel bir söz.
      Hayırlı günler dileğiyle selâmlar...

      Sil