18 Temmuz 2017 Salı

Yaz Yağmuru


Yaz yağmurları şarkılara, şiirlere konu olmuştur.
Yaz yağmurlarında ıslananlar, sırılsıklam olanlar unutulmaz anılar bırakmışlardır.
Yaz yağmurlarıyla yoğrulan anılar, her hâlükârda tatlı olmuşlardır; yel alsa bile, sel olsa bile.
Gözyaşlarım içimde sel olduğu bu anda, bulunduğum katta sel felâketi var:
Tarih 18 Temmuz 2017 İstanbul’da bir araştırma hastanesindeyim. Saat: 08.30- 09.20 arasında yağmur suları hastanenin bağrını yıkıyor. Bulunduğumuz katı ve bir üst katı su bastı. Polikliniklerin çoğunda muayene yapılamıyor. Koridorlardan seller gidiyor.
Hizmetli personel paçaları yukarı kıvırıp çek çekle sulara yön veriyorlar. Sekreterler de yardım ediyorlar.
Ben, yardımcı olamıyorum, zaten fazla “çek çek” yok. Kendimi koruyorum ancak. Biri hatırlattı. Bulunduğum yerin arkasındaki kabloların bulunduğu yerden boru gibi su akıyor. Kablolar tehlike saçabilir. Oradan uzaklaştım.
Bulunduğum yerden o kadar uzağa gitmişim ki sormayın. Taa Samsun’a, taa 1969 yılına gittim.  Evimizi su basmıştı…
Rahmetli eşimle ben ne su basmalarından, ne ter basmalarından etkilenirdik. Yel alsa da, sel olsa da eşimin neşesi eksilmezdi. Olsa olsa şarkıların teması değişirdi.
Rahmetli eşim gittiğinden beri şarkıların rengi de değişti:
Şimdi evdeyim. Sağ salim eve geldiğime şükrediyorum.
Hava kapalı yine. Dışarıda ağaç dalları, yaprakları horon oynuyor. Bu havada horon oynanır mı?
Peki, bu havada yazı yazılır mı? Yazılır elbet, ama hava gibi bozuk olur.
Aslında bir teşekkür yazısı yazacaktım. Yazmadan önce gazetelere bir bakayım dedim. Haberler bildiğiniz gibi, sizin de okuduğunuz gibi:
Yaz yağmurunun afete dönüştüğü İstanbul'a bir günde son 32 yılın en yoğun yağışı düştü. Günün ilk yarısında metrekareye, Silivri'de 128 kg, Üsküdar'da 108 kg, Beykoz'da 85, Sarıyer'de 80 kg yağmur yağdı.”
İçinde bulunduğum hastane bu yağmurdan ne kadar nasiplendi acaba?
Yeri gelmişken teşekkürlerimi yazayım:
Orta yaşlı bir hasta, ben “çek çek yok” diye otururken o bir yerlerden çek çek bulup geldi ve bayağı personel gibi çalıştı. Kendisini içimden takdir ettim. İçimi okumuş olacak ki yanıma geldi ve müteahhitlere gerekenleri söyledi.
Ben, randevu almak için orada bulunuyordum. Sağ olsun doktor hanım defterine bizi kaydetti. Teşekkürüm bu doktor hanıma. Sakın yanlış anlamayın, bana randevu verdi diye değil. Hijyen konusunda çok çok hassas davrandığı için. Poliklinikteki el yıkama yeri (lavabo) patlamış ve sular fışkırmıştı. Doktor hanım hemen birini çağırdı; çamaşır suyu ile temizletti. Bu arada bütün alet ve edevatı çöpe attırdı. Kitapçıkları, broşürleri, formları ve bazı yazılı evrakı da çöpe attırdı. Bu da yetmedi çöp kutusunun da atılmasını emretti. Masasını nasıl temizlettiğini tahmin edebilirsiniz. Yine ellerini, üstü başını… Valla, kendisine tam puan verdim. Onun şahsında tüm doktorlara da teşekkür ediyorum.
Şimdi bir kötü haber, bir de iyi haber vermiş oldum değil mi? Ama yer ve isim bildirmedim. Bildirmedim; ama çoktan duymuşsunuzdur. Çünkü hastalar akıllı telefonlarıyla canlı yayın yapıyorlardı. Ben Samsun’a giderken onlar hastanenin her köşesinden yayına devam ediyorlardı.
Unutmadan bir şey daha söyleyeyim. Hani, yukarıda bir hastaya teşekkür etmiştim ya, ona bir kere daha teşekkür ederim. Yine mahcup etti beni. Doktor hanım alet edevat; bardak martak ne varsa çöpe attığı sırada doktor hanıma “Bunları, müsaadenizle ben karşılayayım.”dedi. Doktor hanım teşekkür ederek “Ben karşılarım.” dedi. Benim aklıma hiç gelmemişti. Doğrusu aklıma gelse de cebim müsaade etmezdi. Ya cebimde para olsa, ya… M. Âkif merhumu hatırladınız değil mi?
Mehmet Âkif’in yaz yağmurları hakkında şiirleri yok her halde. Onun için başka şiirlerden alıntılar yapalım mı? Yaptık gitti:

Yaz yağmuru düşer durur yüreğime
Bir küçük aşk yeter benim hasretime
Sen de benim yağmurum ol
Damla damla yağ gönlüme
Serdar Ortaç - Yaz Yağmuru
*
Yaz yağmuru gibi yağdın gönlüme.
Ne oldu? Ben bile anlayamadım.
Islatıp bir anda, geçtin üstümden.
Sığınacak bir tek dal bulamadım.
İşte o günden beri perişanım ben.
Kendimi bir türlü, toplayamadım
Nermin Seyratlı - Yaz Yağmuru

*
Senden çok uzakta bir yerlerdeyim
Bazen sevinç kederlerdeyim
İnan tatlım kandım senin aşkına
Her yağmur yağdığında
Gözlerin hep aklımda
Adını ne zaman ansam
Yağmur yağar buralara
Sinem – Yaz Yağmuru
*
Yolumuz ayrılsa bile
Yaz yağmuru dinse bile
Can bedenden çıksa bile
Artık seni unutamam.
Nurettin Rençber -Yaz Yağmuru

         Hem tıbben, hem dinen çok duygusal olmamam gerekirmiş. Yaz yağmurlarında bile duygulanmak yasak bana. Onun için sanatçılardan alıntılar yaptım. Evet, beni benden daha anlayan sanatçılardan…

         Sabahattin Gencal, Hamidiye-Çekmeköy_İstanbul

2 yorum:

  1. Merhabalar Sabahattin Hocam.
    Rahatsızlığınız için, önce size geçmiş olsun dileklerimi sunarım. Sel felaketinden etkilenen tüm İstanbul'a ve İstanbul'lu kardeşlerime de geçmiş olsun dileklerimi iletirim. Cenab-ı Allah afetinden korusun.

    Yaz yağmurları ile ilgili duygularınızı ve paylaştığınız dizeleri de okuduktan sonra, yaz yağmurunun güzelliğine gölge düşürmüş sel felaketinin bir daha yaşanmaması için Cenab-ı Hakk'a niyazda bulundum. İnşAllah bundan böyle bir sel felaketi ile karşı karşıya kalmayız.
    Selam ve dualarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Recep Bey Kardeşim,
      "Geçmiş olsun"dilekleriniz için teşekkür ederim.
      Dualarınızın kabul edilmesini Allah'tan (c.c) dilerim.
      Bloglar sizin yorumlarınızla güzelleşiyor, zenginleşiyor.
      Güzel günler dileğiyle selâmlar...

      Sil