31 Mayıs 2017 Çarşamba

? Soru işareti oluyor ahvalim

          Cami çıkışı, yeni tanıştığım 65 yaşındaki bir arkadaşla sohbet ediyorduk. Bir ara boş duramadığından söz etti ve “Hiçbir şey bulamazsan şu bankı oraya taşırım, sonra da buraya” dedi. Bu deyiş bana askerliği hatırlattı. Çoğunuz da bileceksiniz; boş kalan askerlere önce bir çukur kazdırılır sonra da o çukurun doldurulması istenir…
Bu anda aşağı yukarı aynı şeyleri yapıyorum:
Bilgisayar arşivine aldığım Word dosyalarını açıp bir kere daha okuyorum sonra da yeniden arşiv düzenlemesi yapıyorum. Sonra da kendi kendime diyorum ki:
Bu yazıları niye arşivledin? Google’dan bulurdun. Hadi arşivledin, yeniden okudun da niye silmiyorsun?
 Şimdi siz diyeceksiniz ki: O saklamaya değer bulduğun yazılardan birini paylaş da biz de okuyalım. Haklısınız. Yazılar paylaşılmaya değer; ancak paylaşsam bu kez de “Malumun ilamı gerekmez” diyenler olabilirdi. Evet, döne döne malumu ilam ediyoruz; ama artık yadırgandı herhalde ki hiç kimse ilgi duymuyor.
Malumu ilam etmek, bilinen ve açık olan bir şeyi söylemeye, açıklamaya kalkmak demektir.  Şimdi memleketin ahvalinden söz etsem “Sana ne!” diyenler de çıkabilir. “Sen kim oluyorsun!” diyenler de. Eee, her türlü eleştiriye hazır olmalıyız olmasına da…
Gördüm mü? Boş kalmaktan, yalnız kalmanın verdiği sıkıntıdan söz ederken gelip de nereye dayandık…
 Ahval kelimesini sözün gelişi kullanmış oldum. Bunun da Türkçe karşılığını Google’dan sorayım dedim. Birkaç şiirle karşılaştım. Yazarlarla değil şiirlerle… Bu da nasıl oluyorsa…

Memleketin Ahvali

Bilsen ne çok değişti, ülkemiz sen gideli,
Güzel olan şeylerin, hepsini sıfırladık.
İnsanların birçoğu, şimdi akıllı deli,
Sevgi saygı kalmadı, hepsini uğurladık.



Sevgi saygı zaten yok, duyarlılık kalmadı,
İmdat diye bağırsan, kimse dönüp bakmıyor.
Yaşanan olaylardan, toplum bir ders almadı,
İyilik ediyorsun, adam seni takmıyor.
Millete gına geldi, anarşiden terörden,
Memlekette insanlar, tavuk gibi ölüyor.
Vatandaş kahroluyor, izlediği haberden,
Dış güçler halimize, bakıp bakıp gülüyor.[i]
Adem Uysal

         *

Umuda Ezgi - Memleket Ahvali

Millet kan uykuda, yurtta soygun var 
Hırsız belli değil iz belli değil 
Her tarafta oylum oylum yangın var 
Ateş belli değil köz belli değil [ii]
*

Konudan konuya geçiyorum. Daldan dala atlamak denmez buna. Ne denildiğini de çıkaramıyorum. Neyse…

Teknolojinin getirdiği nimetlerden olan televizyon ve internetin yararı tartışılamaz belki. Ama insanın rahatını da bozduğu inkâr da edilemez.

Yalnızlığımın sıkıntısı ile baş başa iken, biraz oyalanayım derken bir kelime bahanesiyle girdim internete. Girmez olaydım.  Memleketin ahvalini öyle anlatıyorlar ki, ister istemez üzülüyor insan.

Durup dururken üzüntüyü sardım başıma. 

Yazım da rayından çıktı.

Memleketin ahvali malum, ya benim ahvalim?

Soru işareti oluyor ahvalim.

Sabahattin Gencal,
Hamidiye-Çekmeköy-İstanbul, 31. 05. 2017




[i] https://www.antoloji.com/memleketin-ahvali-2-siiri/
[ii] http://sarki.alternatifim.com/data.asp?ID=180254&sarki=Memleket%20Ahvali&sarkici=Umuda%20Ezgi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder