24 Mayıs 2017 Çarşamba

Güzel günlerde güzel düşünüyor insan



Aranmak güzel.

Dost tarafından aranmak, hele öğrencimiz tarafından aranmak çok daha güzel.
Bugün, Samsun İmam Hatip’ten öğrencim olan, 25 yıl Samsun 19 Mayıs Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak çalıştıktan sonra emekli olan Necati Gül tarafından arandım.

Saat 12 25’te telefonum çaldı. Çok yumuşak, sıcak, samimi ve berrak bir ses “Hocam nasılsınız?” diyordu. Ses sanki 1970’lerden geliyordu. Öğretmenlik psikolojiyle sesi böyle algıladığımı sesli olarak düşünüyordum ki o sırada hemen yanımda bulunan torunum “algı değil gerçek” dedi. Yaşı 60’ı geçmiş Necati Bey sanki 25-30 yaşındaymış gibiydi.

Necati Bey, sağ olsun beni Ümraniye Sosyal tesislerinde ağırladı. Sayesinde güzel bir gün geçirdim.

Güzel günlerde güzel düşünüyor insan:

Necati Bey’in şahsında tüm öğrencilerimi görüyor ve yine sesli düşünüyordum:

Bahtiyarım ki öğrencilerim vefa, saygı, sevgi vb. güzel duygularla dopdolu. Çeşitli görüşlerde ve farklı mesleklerde olmalarına rağmen güzel hasletlerini onurla taşıyorlar. Dahası bu erdemlerini gerek ifadeleriyle, gerekse davranışlarıyla başkalarına da aşılamaya devam ediyorlar. Allah (cc) kendilerinden razı olsun.

Üç saate yakın bir zamanı gül gibi geçirdik Gül’le.

Bir masada bu kadar zaman kalabilmek herkesin harcı değil, bu bir. Sonra benim gibi içi sıcak duygularla dolu olmasına rağmen dışı soğuk olan biriyle kalabilmek de zordur bu iki.

Açıkça sordum Necati Bey’e sıkılıp sıkılmadığını. Sıkılmadığını, aksine yararlandığını söyledi. İnandım; çünkü ben de Necati Bey’den yararlandım:

Necati Bey’in yaşı benden bir hayli küçük;  ama tecrübeleri fazla. Benim teorik olarak öğrendiklerimi o yaşayarak öğrendi. Öğrendiklerini de benim gibi, uzun, benim gibi kapalı ve dolaştırarak değil kısa ve özlü biçimde açıklıyor.

Eğitimden siyasete, hukuktan sosyolojiye, tarikatlardan ilahiyat fakültelerine kadar hemen hemen her alandan konuştuk. Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi arşivleri de, günümüz yazılı ve görsel medyası da konuştuğumuz konular arasında.

Şimdi düşünüyorum 3 saate bu kadar konuyu nasıl sığdırdık? Konuşmaları yazıya döksek birkaç kitap olurdu.

Kitap okuma özürlü toplum olduğumuz için bu konuşmaları pas geçiyorum. Yalnız şunu kaydedeyim: Necati Bey’in bir sosyolog gibi köylülük ve kentlilik konusundaki tahlillerini ve tespitlerini isabetli buldum. Bu durumda biz şehirde yaşayan fakat özünü kaybetmeyen bir köylüyüz.

Çok gezen biri Necati Bey. Sadece  gezmek marifet değil, o ayrıca çok görebilen biri de. Gezmek ve görmenin verdiği enerjiyi  güzelce kullanabiliyor.

Ne mutlu enerjisini güzelce kullanabilenlere.

Sabahattin Gencal,
Hamidiye-Çekmeköy- İstanbul, 24. 05. 2017


2 yorum:

  1. Merhaba yorumlar size ulaşmıyor galiba ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Evren Bey,
      Sizin uyarınızdan sonra blogu açtım ki birkaç yorum var. Daha önce de bir arkadaş da uyarmıştı. Ama ben... Birçok arkadaş da ihtimal bu yüzden yazmıyorlar.
      Hayırlı günler dileğiyle selâmlar.

      Sil