13 Kasım 2016 Pazar

Oh be. Özgürlük güzel

İfade özgürlüğümü, hiç olmazsa yazı yazarak yaşamaya başlayacağım.
Sabahattin Gencal


Özgürlük, en genel anlamda  yaşamsal bir değeri olan bir nimettir. Çeşitli alanlarda özgürlük daha büyük bir nimettir. İfade özgürlüğü ise bulunmaz bir nimettir. Çok şükür ki bizim ifade özgürlüğümüz varmış.

Yurt dışını bildiğim yok. Hatta yurt içini bile. Evden dışarı, ancak ekmek almak için, aile doktoruna gitmek için vb. durumlar için çıkabiliyorum. Haliyle de ortalıkta olup bitenlerden pek haberim olmuyor, olamıyor. Bütün bildiklerim televizyon ve internetle sınırlıdır.

Birkaç gün önce anladım ki televizyon da internette yanlış olarak bilgilendirdi beni. Başka deyişle, aldandım, kandım. Neymiş Türkiye’de ifade hürriyeti kısıtlanıyormuş, yazarlar, düşünürler baskı altına alınıyormuş; korku ülkesi olmuşuz vb. Doğrusu bir karamsarlık kapladı beni. Düşüncelerime otosansür uygulamaya başladım. “Ne olur ne olmaz”demeye başladım. Günah mı işlemiş oldum? Doğruları söylemeyen neydi? 

Neyse ne…Bütün bu karamsar düşüncelerimden, internetteki bir kaynakta okuduğum bir yazı yüzünden kurtuldum. Aynen aktarayım:

            Katar merkezli El-Cezire televizyonuna konuşan TC. Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın  açıklamalarından alıntı:

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'de ifade özgürlüğü olduğunu iddia ederek "Benim ülkemde böyle bir sorun var mı? Benim ülkemde böyle bir sorun yok; isteyen istediği gibi konuşuyor, inandığı gibi yaşıyor, istediği gibi giyiniyor, istediği gibi yiyor içiyor, bütün bunları yapıyor. Biz hiçbir şeye yasak getirmedik. Türkiye, yasakların olduğu bir ülke olmamıştır... Hiçbir dönemde bu kadar özgür, bu kadar huzurlu, bu kadar rahat bir dönemi yaşamamıştır" dedi.[i]11 Kasım 2016 )
Eee, sayın Cumhurbaşkanı yalan söyleyecek değil ya…
Oh be. Özgürlük güzel. Bu güzelliği yaşamak için yakında siyasi içerikli yazılar da yazmaya başlayacağım. Siz de yazın. Fikir enerjisini biriktirmeyin. Fikir enerjisi birikirse şiddetli patlamalara neden olur, büyük deprem olur.  Bundan böyle ne doğal, ne bireysel ne de sosyal felâketlere tahammülümüz olur.

Diğer bütün özgürlüklerin bir sınırı olduğu gibi ifade özgürlüğünün de bir sınırı olmalı değil mi? Örneğin ifade özgürlüğü hakaret etme, alay etme, iftira etme…vb. hakları vermez insana. Tabii, insan olmamız nedeniyle bunları biliyoruz. Ancak birileri öyle sınırlar çizer ki değil bir şey ifade etmek feleğini şaşırır insan…

Özetle karamsarken bir paragraf sevindirdi beni. Bu sevinçle siyasetçilerin, akıl almaz davranışları yüzünden ülkemizin ve insanımızın düştüğü durumlara sadece değinmek istedim. Ama yine de korktum. “Öğrenilmiş çaresizlik” mi diyorlar buna. 

Bu günler biraz keyifsiz, biraz da çaresizim. İnşallah yakında ifade özgürlüğümü, hiç olmazsa yazı yazarak yaşamaya başlayacağım.

Yazmak da yaşamak da güzel.

Sabahattin Gencal, Çekmeköy-İstanbul


2 yorum:

  1. Merhabalar Sabahattin Hocam.
    Özgürlük üzerine kaleme aldığınız ve bizlerle paylaşma lütfunda bulunduğunuz makalenizi okudum. Kaleminize ve o güzel yüreğinize sağlık ve mutluluklar dilerim. Sayın hocam siz yine de dikkatli olun, bu yaştan sonra Fetöcü diye alıp götürürler, o zaman bizler çok üzülürüz.
    Siz yaşamanın da yazmanın da güzel olduğunun idrakinde olan bir değersiniz. Sizi seviyoruz. Selam ve dualarımla birlikte en Güzel'e emanet olun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Recep Bey Kardeşim,
      Ziyaretiniz, yorumunuz ve iltifatlarınız için çok teşekkür ederim.
      Ben de sizleri seviyorum.
      Sevgilerin bitmemesi, özgürlüklerin sözde kalmaması dilekleriyle...

      Sil