9 Kasım 2016 Çarşamba

Atatürk ortak değerdir




İspanyol asıllı ABD'li filozof, şair ve yazar  George Santayana “Geçmişi hatırlamayanlar, onu bir kere daha yaşamak zorunda kalırlar.”diyor.  Bu söz doğru mu doğru. Geçmişten hiç ama hiç ders almıyoruz nedense. Ben alabiliyor muyum, sen alabiliyor mu, o alabiliyor mu? Demek ki toplumumuzun tarih şuuru istenildiği gibi değil. Yanlış mı söyledim. Yanlış bir teşhis koyduğumu söylerseniz çok memnun olurum.
Şöyle bir geçmişe gidiverdim. Gittim geldim; gittim geldim. Ne gördüm dersiniz?

Az gittim uz gittim.
Dere tepe düz gittim.
Çayır çimen geçerek,
Lale sümbül biçerek,
Soğuk sular içerek,
Altı ayla bir güzde,
Bir arpa boyu yol gittim.

Araya tekerleme koymanın sırası değil; ama neylersin ki hayatımız tekerleme olmuş.
            …
            Atatürk ile ilgili ilk yazım 1963’te Bursa Yeniant Gazetesinde yayınlandı. O günden bugüne yarım asır geçti. Çeyrek asır da yazıdan önceyi hesap edersek… Demek ki çok şeyler gördü bu gözler.

Şimdi gördüklerimi sergilemenin sırası değil elbette.  

Bu ilk yazımı temel alan bir yazı yazmıştım 2007’de. Yani 9 sene önce yazdığım yazıya dikkat çekmek istiyordum. Bu 9 senedeki olup bitenleri zaten biliyorsunuzdur. Bilmeyenler bilenlerden sorsun ki durup dururken sıkıntıya girmeyeyim. İnşallah sıkıntısız aydın günleri görürüz.

10 Kasım Atatürk’ü anma günü dolayısıyla birbirlerinden güzel mesajlar yayınlandı. Bunların gerçekleşmesi dileğimizdir. Tabii sadece söylemek, dilemek yetmez. Sözümüzün gerçekleşmesi için üstümüze düşen görevi yapmalı, sözümüzün arkasında durmalıyız.

senin umrunda değil ama söz namustur
sözü veren aslan gibi ardında durur[i]

Yazımızı TC Reisicumhuru Sayın R.T. Erdoğan’ın  10 Kasım mesajından aldığım sözlerle tamamlayalım:

Gazi Mustafa Kemal, bu ülkenin ve milletimizin ortak değerlerinden biridir…

Gazi'nin hatırasına sahip çıkmak, bağımsızlığımıza, vatanımıza, bayrağımıza, Cumhuriyete ve ülkemizin bin yıllık medeniyet birikimine, Kurtuluş Savaşı ruhuyla sahip çıkmayı gerektirir.

Milli ve manevi değerlerimize sahip çıkmak dileğiyle…

Sabahattin Gencal,  Çekmeköy- İstanbul, 09. 11. 2016

***************************************************
****************************************************

HEP BERABER YÜRÜDÜK MÜ BU YOLDA?[ii]

Bursa Yeni Ant gazetesinde Atatürk Yolu başlığı ile çıkan yazım, yayınlanan ilk yazımdır. Altına bugün de imzamı atarım.
Yıllar sonra bu yazımı okuyunca yazıda çok ilginç bir benzetme yapmış olduğumu gördüm. Evet klâsik bir yazı, her zaman söylene gelenleri tekrarlayan bir yazı; ama ilginç benzetme de var.
“Gerçek aydın olarak, halka böyle giysiler giydirmekten çok, onların fikir ve ruh hayatına Atatürkçülüğü maya olarak katmalı, onları Atatürk yoluna yöneltmeliyiz.”dedim.
Atatürkçü maya benzetmesini başka yazarlardan hiç duymadım. İşin garibi, bu benzetmeyi ben de sonraki yazılarımda hiç kullanmadım. Atatürkçülük üzerine yazılar yazdım; hatta kitap yazdım[iii]. Ancak, dediğim gibi bu benzetmeyi kullanmadım. Aslında güzel bir benzetme. Bu konu işlense, duygu ve düşüncelerimiz Atatürkçü düşünce mayasıyla mayalansa…
            Bu anda maya falan düşünmüyorum. Düşündüğüm şu: Bu yazıyı yazdıktan 44 yıl sonra bu gün de aynı noktadayım. Tıpkı bir çemberi dolanmış gibi oldum. Başlangıç noktasıyla sonuç noktası aynı nokta. 0 derece ile 360. derece… Bundan sonra da böyle mi olmalı ? Ben bunları düşünürken siz bu ilk yazımı okuyun. Başka deyişle söyleyelim; ben geçmişimin muhasebesini yaparak yeniden uçma hazırlığı yaparken siz eski yazılarımla oyalanın.
            ‘Oyalanın’ deyişime bozulmuşsunuzdur. Özür dilerim; ama pek haksız da sayılmam.
Düşünelim bir, hangimiz oyalanmamak için okumuyoruz. İstisnalar hariç pek çoğumuz ya oyalanmak için ya da not almak için okuyoruz.
            “Okuyalım da nasıl olursa, niçin olursa olsun” diyenleriniz de olabilir. Ben de okuma sevgisini sözde artırmak için böyle diyenlerdendim. Ama ne oldu? Okumayı sevmeyen millet olduk. Okuyanlarımız da oyalanmak için okuyor.
            Oyalanmak için okumaktan daha güzel etkinlikler var. Biz okuyacaksak bir amaç için okumalıyız.
            Amacımızı kendimiz seçeceğiz.
            Yazıyı amacımız çerçevesinde okuyacağız. Yarın aynı yazıyı başka bir açı gözeterek okuyabiliriz. Öbürgün başka bir açı…
            Bir yazıyı bir defa bile okuyamıyoruz; nerde kaldı birkaç defa okumak. Ben, işte öylesine, duyduklarımı aktarıyorum.
            Doğrusunu ararsanız, biz okumasını bilmiyoruz. Hangi ünlü şair ve düşünür, ileri yaşında, seksen yaşında “Okumayı öğrenemedim.” demişti? Goethe mi? Sizleri yanıltmayayım. Kişi önemli değil verilmek istenen mesaj önemli.
            Vermek istediğim mesajları almaya hazır mısınız? Var mısınız, var mısınız?
            Kusura bakmayın. Bu son cümleler siyasetçilerin cümlelerine benzedi. Sıkıntımdan böyle yazıyorum. Yıllarca öğretmenlik yaptım, belli kalıplara göre yazmaya çalıştım; ama beceremedim. Şimdi de biraz değişik, biraz karışık yazalım. Bakarsınız tuttururuz. Bakarsınız, artık beraber yürürüz bu yolda…
            Bu yazıyı, yayımlanan ilk yazımın Atatürk Yolu başlıklı yazı olduğunu belirtmek için kaleme almıştım. Ancak durum öyle gelişti ki Atatürk’ün yolunda hep birlikte yürümemiz gerektiği ana noktasına geldik.
            Hep beraber Atatürk’ü izlemesek ne olur, Kıyamet mi kopar? Kopar mı kopar. 1981’de yazdığım bir yazıda “Türkiye Atatürk’ün Yörüngesindedir.” dedim.
Bu düşüncemi başlık olarak da yazdım. Düşünebiliyor musunuz Dünya yörüngesinden çıksa ne olur?
            Yukarıda da belirttiğim gibi  Atatürkçülük üzerine bir kitap bir çok da yazı yazdım. Bir yazım da “Atatürkçülüğün Bekçisi Öğretmen” başlığını taşıyor.  Şimdi olsa başlığı değiştirirdim. “Öğretmen de Atatürk’ün Bekçisidir.”başlığını koyardım. Aradaki farkı anlıyorsunuz değil mi? Bir zamanlar  bekçiliği öğretmenlere havale ettiler, törenlerde bulunmayı yeterli gördüler… Bu gün de,  korkarım Atatürkçülüğü Atatürkçü Düşünce Derneği adlı derneğe havale ederler…
            Bizim bir havalemiz olmaz. Umarım sizin de olmaz; yine umarım ki şöyle yarım yarım, böyle kinayeli gibi yazdığım; birçok şeye değinip bir konuyu işlemediğim bu yazımı ve de diğer yazıları değerlendirebiliriz.          
            Sabahattin Gencal, İzmit, 18. 03. 2007




 [ii] Sabahattin Gencal, Denemelerde Kendimizi Görmek (Yayınlanamamış)
[iii] Sabahattin Gencal, Atatürkçü Düşünce Üzerine Bir Deneme (Yayınlanamamış)


2 yorum:

  1. Sabahattin Bey, yazınıza başlık yaptığınız, "Atatürk ortak değerdir" ifadesini çok önemsiyorum. Bence, Atatürk ortak değerimiz olmadığı daha doğrusu Atatürk'ü ortak değer yapamadığımız müddetçe millet olarak huzura kavuşamayacağız. Saygılarımla...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,
      Ziyaretiniz ve yorumunuz için teşekkür ederim.
      Düşüncelerinize katılıyorum.
      Hayırlı günler dileğiyle...

      Sil