8 Ekim 2016 Cumartesi

Ben yürürüm yana yana


Sabahattin Gencal'ın "Kedi" adlı fotoğrafı
Tablo gibi fotoğraf değil mi? 
*******
İnanın, her yürüyüşümde taa çocukluğuma kadar yürürüm. Yürürken çektiğim fotoğraflar pek önemli değil, asıl hafızamdaki fotoğraflar görülmeye değerdir. 
ama
ne yazık ki kelimelerle fotoğraf çekemiyorum.

****************************

Üç beş yıl önce genç bir bloger arkadaşım, yazdığı bir yorumunda mealen şöyle diyor: “Bilgi içerikli yazılar yazmayınız. Biz bilgileri, medyadan, internetten,  dergilerden ve kitaplardan da edinebiliriz. Siz yılların tecrübesini sergileyin, duygu ve düşüncelerinizi…” Doğru söze ne denir. Kendisine tamamen hak veriyorum; ancak 35 yıl öğretmenlik  hayatımdan kalan bir alışkanlıkla illâ ders vermeye kalkıyorum.  Ders verici yazıların fazla okunmadığını tecrübeyle biliyorum; ama yine de vaz geçemiyorum.
Yine tecrübeyle biliyorum ki uzun yazılar okunamıyor. Bu konuda, sözde tavsiyelerde de bulunuyorum; “kısa ve özlü yazın” deyiveriyorum. Ama ben…

Geçenlerde fotoğraflar yayınlamıştım.  O yayınımda Gerçek fotoğrafçı fotoğrafları konuşturabilendir diye yazdım. Açık deyişle fotoğraf kendini anlatır. Hem de nasıl anlatır. Sana ayrı anlatır, ona ayrı anlatır. Senin, onun görüşlerini bilir, duygularını bilir…


Fotoğrafçılıkta bir iddiam yok, olamaz da. Ancak fotoğraflarımda bir başkalık seziyorum. Sağda solda gördüğümüz fotoğraflardan farklı  sanki. Siz ne dersiniz?
Şunu da ekleyeyim mi?
Ustalık bende değil, galiba telefonumdaki kamerada. Ben buna önceki fotoğraflarımda kamera azizliği demiştim.
Konumuz: Yürüyüş anında çektiğim fotoğraflar. Olur ya, bazılarımız “Bana ne bunlardan”diyebilir. Onun için yürüyüşle ilgili bir yazıyı ekledim.
Dört gün kadar önce (04. 10. 2016'da), on dakika yürüyerek Şehid Binbaşı Ömer Aktuğ Parkına gittim. Sözde orada yürüyecektim; fakat dikkat çekmemek için vaz geçtim. Fotoğraflar çekerek geri döndüm. Bunlardan birkaçını sunacağım.
Bugün (08. 10. 2016'da) ikindiden önce bir sokağa girdim. Yürüdüm, beş altı dakika yürüdüm, baktım ormanın kıyısına gelmişim. Verdim kendimi ormanlardan aşağı. İnişi kolay; ama dönüşü. Her inişin bir yokuşu vardır. Yokuşu çıkarken zorlanıyorum. Orman sıcaktı, ormandan çıkınca üşüyüverdim.
Orman derken orman yolunu kast ediyorum. Yoksa ormana girdiğim falan yok. Oğlum Fuat, birkaç gün önce “Ormana girme, köpek var!”demişti. Köpekten çok korkarım. Her tür köpekten, köpeklerden korkarım.
Şimdilik fotoğrafların altına, müsaadenizle  yine bir şeyler yazayım. Ustalaştıkça yazmam gayri…








            Bedenen yaşlı olsak da kafamızdan bir fidan yükseliyor...




 Parktaki yürüyüş yolu güzel; ama nedense burada yürümek gelmedi içimden.


Sular çekilince...












              Şehid Binbaşı Ömer Aktuğ Parkı'ndan çektiğim görüntüleri 3-5 dakika arayla çektim. 
Üç beş dakikada hava, ışık bu kadar nasıl değişir. 
İçtenlikle söylemek gerekirse galiba fotoğraf çekmede ustalaşıyorum.

*****

 Ormanlardan aşağı...


             







Öğrendiğime göre bu yöreye Deice Pınar diyorlarmış. Delice pınarı bulamadım. 
Suları çekilmiş bir derecik gördüm.


Ormanın içinde çitle çevrilmiş bir yer: Kapıda "ekili alan, girilmez" yazıyor"
Müsaade alarak girdim. 

Yine müsaade alarak çalışanın fotoğrafını çektim. 
Fotoğrafını çekmek için müsaade istediğimde "Benim fotoğrafım işe yaramaz; ama çek." dedi.
Nasıl yaramaz. Bu yaşta çalışmak. Maşallah! Hem de nasıl çalışma...




Muşmulalar nasıl görünüyor?


Bu ağaçların ne olduğunu bir türlü çıkaramıyorum...





Kovanların bulunduğu yere girmedim. Uzaktan da çekemedim.



Delice Pınarda su deposu. Nerden nereye...


Kedinin güzelliğine diyecek yok. Ya fotoğrafa ne dersiniz...

**************************************************************************************************************************************


Yürümenin faydaları
Düzenli olarak yapılan yürüyüşler; kasların kuvvetlenmesi, şişmanlık ve stresin azalması, yaşlanmanın gecikmesi gibi birçok avantaj sağlıyor. Sağlıklı ve kaliteli bir yaşam için düzenli yürüyüşleri yaşam biçiminiz haline getirin.
Yürümenin 10 faydası
·         Uykusuzluğu azaltır
·         Sindirimi kolaylaştırır
·         Kan basıncını düzenler
·         Yorgunluk hissini engeller
·         Solunum kapasitesini artırır
·         Kemiklerin sertleşmesini ve kuvvetlenmesini sağlar
·         Vücutta doğal keyif verici hormonların (Endorfin) salınımı sağlar
·         Eklem ve kasların esnekliğini artırarak, bel ve boyun ağrılarını hafifletir
·         Beyine oksijen sağlanmasını artırarak, zihinsel keskinlik ve yaratıcı düşünce potansiyelini yükseltir
·         HDL/LDL (İyi huylu-kötü huylu kolesterol) dengesini düzenler. Kan yağlarının (Trigliserid) düzeyini düşürür
Sağlıklı yürüyüş için öneriler
Yürüyüş kan akımını ve kan damarlarının miktarını artırarak, dolaşımı iyileştirir ve kalp-damar, beyin gibi damarsal hastalıkların riskini de azaltmaya yardımcı olmaktadır. Kırk yaş ve üstü kişiler mutlaka doktor kontrolünde yürüyüş programlarına başlamalıdır. Hipertansiyon, diyabet gibi hastalıkları olan kişiler sık sık doktor kontrollerini ihmal etmemelidirler.
Yürüyüşte bunlara dikkat!
Yürüyüş, hafif bir yemekten en az iki saat sonra yapılmalı, yürüyüş öncesi ve sonrasında bol su tüketilmelidir. Ağır bir yemek sonrası hızlı ve yorucu yürüyüşlerden kaçınılmalıdır. Yürüyüşler için ince tabanlı ve makosen ayakkabılar doğru tercihtir. Eğer yürüyüşler açık alanda yapılacaksa sabah erken saatler seçilmelidir. Çok sıcak havalarda yürüyüş yapmak ve yürüyüş sırasında herhangi bir sıkıntı hissedildiğinde yine de yürüyüşe devam etmek doğru değildir. Yine kilo vermek amacıyla yürüyüş yaparken vücuda naylon, muşamba ve benzeri maddelerin sarılmasının bir faydası yoktur.
Doğru yürüyüş nasıl olmalı?
·         “Ayak tabanını iyi destekleyen, rahat bir spor ayakkabı edinin. Terlik veya kösele ayakkabı ile yürüyüş yapmayın.
·         Kalın ve tek kat kıyafet yerine, ince ve birkaç katmandan oluşan hafif kıyafetleri tercih edin.
·         İşe yürüyerek gidiyorsanız, iş kıyafetinizin altına rahat bir ayakkabı giymeye çekinmeyin.
·         Uzun yürüyüşler sırasında yanınıza su ile güneş ve yağmurdan koruyacak ekipmanlar alın.
·         Yavaş tempo ile yürüyüşe başlayın. Birkaç dakika aynı tempoyla ilerledikten sonra temponuzu yavaş yavaş artırın.
·         Temponuzu artırdığınızda, nefes alışınızın bozulmadığına dikkat edin. Kalbinizi sıkıştırmadan ve sanki yürüyüş sırasında yanınızda biri olsa, onunla nefes nefese kalmadan konuşarak yürüyebilecekmişsiniz gibi hissettiğiniz en yüksek tempolu yürüyüş hızına kadar ulaşın.
·         Elinizi kolunuzu sallayarak yaptığınız yürüyüşlerin kalp sağlığına ve yağ yakmaya hemen hemen hiç etkisi olmadığını unutmayın. Yürürken kolları hafifçe sallamak daha fazla enerji harcamanızı sağlar. Bu nedenle ellerinizi cebinize koyarak yürümeyin. Yürüyüşünüzü, tempoyu yavaş yavaş azaltarak sonlandırın.
10 dakikada bin adım ideal
İlk başlarda günde 3 bin ile 4 bin adım atın ve zamanla 10 bin adıma ulaşın. 10 dakikada bin adım atmak size ideal bir yürüyüş temposu sağlayacaktır. Temponuzu ayarlamak için sevdiğiniz hareketli müzikleri dinlemek, yürüyüşünüzü renkli hale getirebilir. Ucuz ve basit bir adımsayar hedeflerinizi artırmakta size yardımcı olabilir.
Yürüyüş programının başlangıcında bacak ve bel kaslarınızda hafif ağrılar olabilir, bu normaldir ve dinlenince geçmelidir. Yürüyüş sırasında ağrı oluştuğunda mutlaka dinlenin, ağrı artarak devam ediyorsa yürüyüş programını bırakarak doktorunuza danışın.
Hasta olduğunuzda ve tatillerde, tempolu yürüyüşlerinize ara verdiğinizde, bıraktığınız adım sayısından başlamayın. Mesafe ve süreyi yavaş yavaş artırın.
***********************************************************************

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder