23 Mayıs 2015 Cumartesi

Başiskele Fatih Sultan Mehmet Parkı'nın görgemli açılışı



(Fotoğraf:http://www.mansetkocaeli.com/)


            Trabzon’un Dernekpazarı ilçesine bağlı, bir orman içi köyü olan Zeno Akköse Köyünde (Şimdi mahalle oldu) doğdum. 13 yaşıma kadar köyümde, köyümün mesirelerinde ve yaylalarında yaşadım. Ormanlarda, koruluklarda; tarlalarda bahçelerde, çayırlarda çimenlerde, değirmenlerde, derelerde; şuralarda buralarda geçirdiğimiz günleri; çalışmalarımızı, oyunlarımızı, gezmelerimizi, gözlemlerimizi eksiksiz hatırlıyor, bütün güzellikleriyle, tatları ve neşeleriyle canlandırıyorum.

            Yıllardır taşını toprağını; ağacını bitkilerini; havasını suyunu ve özellikle de aile büyüklerimi, komşularımı ve tüm insanlarını özlemle hatırladığım köyümden uzaktayım.

            Öğrenci ve öğretmen olarak güzel yurdumuzun birçok ilinde ve ilçesinde ikamet ettim. Bu anda, belki de son durak olan Kocaeli’nin Başiskele’sindeyim. Doğrusu ikamet ettiğim yerler birbirinden güzel yerler. Birçoklarının oturmaya can attığı yerler. Ayrıntılara girmeden yazıyorum. Yurdumun bu güzel köşelerine, mecburi hizmetim nedeniyle hep kura ile geldim. ‘Ancak bu kadar şanslı kura olabilir.’denebilir. Onun için hiç şikâyetçi olmadım; ama güzellikleri güzel güzel yaşayamadım.

           Bahçemiz, istemediğimiz kadar çiçeklerle dolu; ama bu çiçekleri doğduğum yerlerdeki çiçeklere benzedikleri için sevdim. Aynı şekilde kelebekleri, kuşları da, hatta kedileri köpekleri de, diğer hayvanları da bana çocukluk günlerimi hatırlattıkları için sevdim.

           Ben doğayı, hayvanları, insanları çok çok seven biriyim. Hamd olsun ki çocuklarım da doğa aşığıdırlar. Bu konuda vecize gibi bir yargım da var: “Doğayı seven, hayvanları da sever; doğayı ve hayvanları seven insanları da sever: Sevmek mutluluğun anahtarıdır.” (Sabahattin Gencal)

          Kendi sözlerini beğenenlerin pek iyi karşılanmadığını bile bile yukarıdaki sözleri tekrarladım.
Buraya kadar anlatılanlar sıradan olmamakla birlikte herkes tarafından da bilinen sözlerdir. Şimdi ise bir öz eleştiri yapacağım. Nasıl yapacağımı, hangi donanımla yapacağımı da bilmeden yazıyorum işte:

           Kendi kendime, başka deyişle doğduğu yöreleri özleyen Sabahattin’e diyorum ki; Şükürden aciz olma Sabahattin. Hep belleğinde kazılı olan kameraları seyretme, şöyle bir dışarı çık da çevreni seyret. Çocukluğunun gözüyle değil de yetmiş iki yaşındaki gözünle seyret doğayı.

            Dışarı çıkmasan da, hiç olmazsa  pencerelerinden bak sağa sola. Bak ve gör, düşün ve şükret.

            Doğru söze ne denir. Gerçekten oturma odamdaki penceremden bakınca Aydınkent Sosyal Tesislerini görüyorum. Açık ve kapalı spor tesisleri, kafeteryalar, park, bahçe.. binbir güzelliklik. Yatak odamdan bakınca yeni açılan Başiskele Fatih Sultan Mehmet Parkını görüyorum. Sağım park bahçe, solum park bahçe, oturduğumuz alan park bahçe. Yakınmak Allah’ın gücüne gider. Bütün bu güzellikleri önümüze seren Allah’a ne kadar şükretsem azdır.

           Şimdiye dek pemceremden birçok fotoğraf çektim, dışarıda da çektiğim oldu; ama nedense genellikle kış mevsiminde çekmiştim fotoğrafları. Her mevsim hatta her an fotoğraf çekmek gerekir.

           Dün bir hayli fotoğraf çektim. Biraz sonra paylaşacağım bu fotoğraflar görünce insan gözü ile objektifin gözü arasında farklar olduğunu gördüm. Kendimi sürekli uyardım, Sabahattin sen de objektif ol. Güzellikleri güzel güzel yaşa. Bediüzzamanın bir sözünü hatırlatırım: “Güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen hayatından lezzet alır.”

           Hamd olsun iyiyiz; ama ne yalan söyleyeyim, hayatımızdan tam olarak lezzet alamıyoruz. Doğrusu güzel de düşünemiyoruz. Güzel düşünmek bir tarafa, doğru dürüst düşünmesini bile bilemiyoruz. Niye böyle yazdığımı sormayın, satırların arasındaki mesajlardan anlayın.

            Çok uzattık değil mi, bu kategoride yazdıklarım hep böyle uzun oluyor. Okurları 150 kelimeyle sınırlıyorlardı, şimdilerde daha az karakterle sınırlıyorlar. Olmaz böyle şey, okuma alışkanlığı kazandırmak isteyenler böyle kalıplara girebilir mi?

             Başiskele Fatih Sultan Mehmet Parkı’nın açılışını yazmak isteğiyle klavyenin başına geçtim. Yazmadan önce yerel basını okudum, Başiskele Belediyesinin sitesine girdim. Gördüm ki görgemli açılışı, tüm ayrıntılarıyla yazmışlar, çok da güzel fotoğraflar da yayınlamışlar. Bu yayınlar varken benim yazdıklarımı niye okusunlar? Onun için değişik yazayım dedim.

             22 Mayıs 2015 Perşembe günü ekmek almaya çıktım. Çıkmışken parktan fotoğraflar da çekmek geldi içimden. Çektiğim fotoğraflardan çok çekmediklerim daha ilginçtir. Bunlar nedir? Parkın içinde camekânlarda Türkiye’mizin görülmeye değer tarihi, coğrafi ve mimarı özellikleriyle kitaplara geçmiş eserlerin maketlerini sergilemişler (Minyatürler Ayasofya, Süleymaniye Cami, Naila, Selanik Türk Evi, Mevlana Camii, Bosna Hersek Mostar köprüsü, Karadeniz evi... gibi birçok eserden oluşuyor.) ki güzel bir şey.

             Fotoğrafları belli bir sıraya göre çekmedim. Şimdi mazeretler sıralamayayım. Açıkça belirteyim ki fotoğraf çekme konusunda acemiyim. Bu arada, şunu da belirteyim parkta bulunan bir kişiye telefonu verdim. Dolayısıyla benim 22 Mayıs 2015’teki durumum da görülmüş oldu.

             Akşam 19.30’da açılış vardı. Halsizdim, açılışa katılıp katılmamak için terettütlüydüm. Hasta yatan eşimin istediği üzerine açılışa katıldım. Gazetelerin yazdığı gibi görgemli bir açılış oldu. Daha doğrusu günümüzdeki tüm açılışlar gibi görgemli oldu. Ne konuşulduğunu, ne konuşulmadığını, ne konuşulması gerektiğini yazmak istemem. Diğer açılışlarda ne konuşulmuşsa aynen öyle konuşmalar cereyan etmiş. Sonunda da meşhur bir sanatçı konser verdi, konser aralarında nutuk da çekti.

           Lafı dolaştırıyorum, kimseye kızdığımdan değil; kendime kızıyorum: Yapma Sabahattin, yazma Sabahattin... güzel düşün Sabahattin. Ama olmuyor işte. Neyse...

           Bu parkın yapımında emeği geçenlerin hepsini kutluyorum. Hepsine sağlık, sıhhat ve hayırlı uzun ömürler diliyorum. Yararlı hizmetlerinin devam etmesini de diliyorum.

            Konserin sonlarına doğru verilen bir arada ayrıldım. Bu arada birkaç fotoğraf daha çektim.

            Fotoğrafçılar çok fotoğraf çeker, ama fotoğraflarının bazılarını yayınlarlar. Ben tüm fotoğrafları yayınlıyorum İnanın bazılarını atmaya kıyamıyorum.

            Sözde parkın açılışını yazacaktık,  gazeteler yazdı diye başka başka konulara hayallere saptık. Şimdi de yazılanlardan birkaç paragrafla yazımızı sonlandıralım:
      
            İhale bedeli 2 milyon 870 bin TL olan (33 bin metre karelik) parkta Fatih Sultan Mehmet Anıtı, 16 Büyük Türk Devleti’ni temsil eden asker heykelleri, yürüyüş alanları, 2 adet kafeterya, çocuklar ve gençler için Oyun grupları, harikalar adası, 17 bin 280 metrekare yeşil alan, piknik alanları, oturma alanları, kültür ve sanat sergi alanları, bebek bakım alanları, mescit, 75 metre uzunluğundaki çim kayak pisti, ücretsiz wifi, minyatür eserler, aktiviteler için konser ve sergi alanları ile bisiklet yolları bulunuyor.(http://www.milliyet.com.tr/)

        Başiskele Fatih Sultan Mehmet Parkının hepimiz için yararlı olması dileğiyle...

         Sabahattin Gencal,Başiskele-Kocaeli
***

22. 05. 2015 tarihinde, açılıştan birkaç saat öncesinde
Başiskele Fatih Sultan Mehmet Parkı'ndan Görüntüler
Fotoğraflar: Sabahattin Gencal








 Fatih Sultan Mehmet anıtı ve 
16 Türk devletinin devlet temsili askerleri












Başiskele Serdar Mahallesi Muhtarlığı  ve az ötede İş merkezi











Kafetaryanın fotoğrafını çektikten sonra gördüm ki 
camekâna akseden görüntüm de benim fotoğrafımı çekiyor.


Sabahattin Gencal fotoğraf çekmek için park alanında dolaşırken



Kafetarya terasından Sabahattin Gencal'ın oturduğu dairenin görünüşü
(Arkadaki blokların ortasındaki  blok)


Sabahattin Gencal'ın oturduğu dairenin balkonumdan parkın görünüşü













Önceden yapılan Aile Sağlık Merkezi de park alanı içinde...


Önceden yapılan, Aile sağlık Merkezinin yanındaki çeşme de park alanı içinde...S


75 metre uzunluğundaki çim kayak pisti



Park içi Güvenlik Binasının uzaktan görünüşü







Sergi alanları


Yapma göl ortasındaki kafeterya






mescit

WC'ler
























Önceden yapılan Telekom Binası da park alanında...



***




Sabahattin Gencal Başiskele Fatih Sultan Mehmet Parkı açılış programını izliyor
(Bu görüntü http://www.tv262.com/tr/'den alıntıdır)





Mehter takımının gösterisi


Kocaeli- Başiskele Vali İhsan Dede İlkokulu'nun folklor gösterisi

Başiskele Erzurumlular Derneğinin folklor ekibi gösterisi



***


https://www.google.com.tr/

***************************** 
Doğayı sevmeyen yaşamıyor demektir.

******************************

2 yorum:

  1. Merhabalar Sabahattin Hocam.

    Başiskele Fatih Sultan Mehmet Parkınız hayırlı olsun. Gerçekten çok güzel bir park olmuş. Yazınızın tamamını okumadan bu yorumu yazıyorum. Zaten resimlerin tamamını da inceleyemedim. Çocuklarımızla birlikte tüm vatandaşlarımızın böyle güzel parklara ihtiyacı var. Emeği geçenleri kutluyorum. Çok güzel bir iş çıkarmışlar. Sayın hocam çektiğiniz fotoğraflar da gerçekten çok güzel ve de çok net. Emeğinize ve yüreğinize sağlıklar dilerim. Şimdilik hoşçakalın.

    Selam ve dualarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,
      Ziyaretiniz ve yorumunuz için teşekkür ederim.
      Hayırlı günler dileğiyle...

      Sil