5 Temmuz 2012 Perşembe

İstiklal Marşı

        Marş, en genel anlamda bir müzik eseridir. Diğer müziklerden farkı ritmi yürüyen bir kimsenin veya topluluğun adımlarını hatırlatmasıdır. Genellikle bir topluluğu simgelemek için düzenlenir. Ayrıca farklı kavramları, ruhsal durumları yansıtmak için bestelenebilir. Örneğin askeri marşlarla, cenaze marşları farklı atmosferleri canlandırır. Farklı atmosferlerden ötürü bazı marşlar saygı duruşunda dinlenir.
Topluluğun çoğunluğunu  coşturan marşlar olduğu gibi bir grubun, bir spor kulübünün taraftarlarını coşturan marşlar da olabilir. Milleti coşturan, simgeleyen, milletçe benimsenmiş marşlar milli marş olarak adlandırılır.
        Milli marşlar  ülkelerin bağımsızlıklarının ya da güçlerinin simgesidirler.Ülke parlamentoları ya da yetkili organları tarafından kabul edilirler ve yurt içinde ve dışındaki törenlerde, çeşitli etkinliklerde seslendirilirler. Milli marşlar ait olduğu ülkenin simgesi olduğu için saygıyla dinlenir.
        Türkiye’mizde çeşitli etkinliklerde seslendirilen bir çok marş vardır.(1)  Milli bayramlarda ve kutlamalarda, ulusal ve uluslar arası etkinliklerde ayrıca okullarda, askeri kurumlarda ve diğer bazı kurumlarda hafta başları ve sonlarında söylenen marş  mili marşımız İstiklal Marşıdır.

        İstiklal Marşı İstiklal mücadelesi sırasında milli duyguları güçlendirmek için yazıldı. Milli bütünlüğümüzü sağlamada ve sürdürmede manevi bir kuvvet oldu.
Mehmet Akif tarafından yazılan İstiklal Marşı 12 Mart 1921 tarihinde TBMM tarafından kabul edilmiştir. İstiklal Marşı Osman Zeki Üngör tarafından bestelenmiştir.(2)

        Bazı milli marşlar ait oldukları ülkeleri abartılı olarak övmekten öteye bir anlam taşımamaktadır. Ancak bizim marşımızda bayrak, vatan, tarih, millet kısaca maddi ve manevi bütün değerlerimiz yer almaktadır.
Bir millet için en önemli unsur istiklaldir. Bizim marşımızda istiklal kavramı işlenmiştir. İstiklal kavramı birçok ülkenin marşında da vardır, ama bizim marşta farklı durum var. Çünkü tarihi boyunca daima hür yaşamış milletimizin Kurtuluş Savaşı günlerinde emperyalistlerin istilasına uğraması milletimizin içini kanatmıştır. Kısa deyişle İstiklal Marşı istiklal mücadelesinin, tarihimizin ruhudur.

        İstiklal Marşı, milletimizin, Atatürk’ün önderliğindeki milli mücadelesini ölümsüzleştiren; yurt ve bayrak sevgisini, istiklal ve çağdaşlık tutkusunu dolayısıyla moral gücünü yükselden emsalsiz bir kahramanlık destanıdır.
        Bugün de milli mücadelemiz, istiklal yani tam bağımsızlık aşkımız sürmektedir. 

        “Tam bağımsızlık denildiği zaman, elbette siyasi, mali, ekonomik, adli, askeri, kültürel vs. her hususta tam bağımsızlık ve tam serbestlik demektir. Bu saydıklarımdan herhangi birinde bağımsızlıktan yoksunluk, millet ve memleketin gerçek manası ile bütün bağımsızlığından yoksunluğu demektir..” (Atatürk)
        İstiklal Marşımızı Kurtuluş Savaşı önderi Atatürk’ü ve onun sözlerini de hatırlayarak okursak  daha anlamlı okumuş oluruz.
        İstiklal Marşımızı Kurtuluş Savaşının manevi önderlerinden olan marşın güftecisi Mehmet Akif Ersoy’u hatırlayarak okursak daha anlamlı okumuş oluruz.
  
        Akif, İstiklal Marşı'nın yazılmasına sebep olan olaylar ve bu marşın milletimize olan aidiyeti konusunda şunları söyler:
        "İstiklal Marşı o günler ne samimi, ne heyecanlı günlerdi. O şiir, milletin o günkü heyecanının bir ifadesidir. Bin bir facialar karşısında bunalan ruhların, ızdıraplar içinde kurtuluş dakikalarını beklediği bir zamanda yazılan o marş, o günlerin kıymetli bir hatırasıdır. O şiir bir daha yazılamaz. Onu kimse yazamaz. Onu ben de yazamam,. Onu yazmak için o günleri görmek, o günleri yaşamak lazım. O şiir artık benim değildir. O, milletin malıdır. Benim millete karşı en kıymetli hediyem budur." (3)

       İstiklal marşımızı  üzerinde yaşadığımız coğrafyayı düşünerek, tarihimizi düşünerek, küreselleşen dünyayı avucunun içine almaya çalışan emperyalistleri düşünerek okursak daha anlamlıca okumuş oluruz.

        “Kurtuluş Savaşının amacını ve ruhunu, milletin bağımsızlık istek ve azmini dile getiren İstiklal Marşının kabul edildiği 12 Mart günü” bir  milat olmalı. Kurtuluş Savaşımızdan çıkardığımız derslerle içinde bulunduğumuz durumu objektif olarak analiz etmeli ve bizi zayıflatmak, parçalamak ve bölmek isteyenlere fırsat verilmemeli.
        Atatürkçü geçinenler Mehmet Akifi,  Mehmet Akif’i sahiplenenler Atatürk’ü yıpratmamalı.Artık bundan böyle tek yürek halinde, çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkmak için çabalamalıyız. İstiklal Marşı’nı  da, “Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.” diyen Atatürk’ün bu vasiyeti de unutulmamalı.

        Sabahattin Gencal, Başiskele – Kocaeli, 12. 03. 202
 ----------------------------------
[1] http://www.biriz.biz/marslar/index.htm

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder