2 Temmuz 2012 Pazartesi

Halil Aktüccar'dan

Yunus Emre [1]

         Halil Aktüccar, Yunus Emre adlı eserini Lise ve üniversite gençliği ile birlikte tüm Yunus hayranlarına yararlı bir kaynak olması dileğiyle kaleme aldığını önsözde belirtmektedir.

         Birinci bölümde Yunusa kadar Türk inanç ve şiir dünyasını kısaca yazmıştır.

         İkinci bölümde tasavvuf- ilahi aşk anlatılmaktadır.
         Giriş gibi olan bu iki bölüm Yunus Emre’yi  anlamak için  yararlı olmakla birlikte uzun olmuştur.
         Tamamı 372 sayfa olan bu eserin196 sayfasının giriş bölümü olması uygun olmamıştır.
         Üçüncü bölümde Yunus’un hayatı, Yunusla ilgili menkıbeler, Yunus’un edebi kişiliği vb. konular anlatılmaktadır
         Eserin dördüncü bölümünde Yunus Ermenin eserleri üzerinde durulmuştur.
         Yunus Emre’nin Risalet-ün Nushiyye ve Divan olmak üzere başlıca iki eseri bilinmektedir.
Kitapta altını çizdiğim cümleler:

·        Yunus’u Türk Edebiyatı tarihinde ilk defa ilmi mevzu halinde araştırıp, onu ilim ve edebiyat dünyamıza tanıtan, büyük mütefekkir Prof. Dr. Fuat Köprülüolmuştur.
·        Ölümünün 650. yıldönümü dolayısıyla 1971 yılının sonu ve 1972 yılının başının “Yunus Emre Yılı” olarak ilanı ve şairimizin UNESCO’YA dahil memleketlerde anılmasının kararlaştırılması Yunus’a olan ilgiyi ilim ve neşriyat dünyasında daha da artırmıştır.
·        Muhakkak olan bir nokta varsa, (Yunus Emre) nefsin isteklerine uyarak fani dünya için kendini harcamadığı ve sadece derviş ve şeyh olarak yaşamadığıdır.
·        Yunus birçok şehirleri ve illeri dolaştı. Yunus bu gezileri panteist dervişler gibi propaganda için yapmamıştır. Bu ziyaretlerin gayesi gönül sultanları ile istişareler yapmak ve feyz alışverişinde bulunmaktır.
(Ahmet Kabaklıya göre) Yunus Emre’nin bu seyahatleri:
a.) Lâmekâna manevi seyahatler,
b) teferrüçler (hayale dalmalar), tasavvurlar,
c) İrşat seyahatleri olmak üzere üç çeşittir.
·        Yunus’un Tabduk’a hitabı bir mürşide değil, Allah’a yapılacak şekildedir.Yunus Emre’nin şiirlerinde büyük saygıyla andığı tek kâmil insan Hz. Mevlâna Celâlettindir.
·        Bektaşi olmadığı kesinlik kazanan Yunus’un Divanında 15 yerde geçen “Tabduk” bir insan adı olmayıp “sevgili” manasında kullanılmıştır.
·        Yunus’un ümmi olduğu görüşü onu efsaneleştirmekten ve onun ilahi bir ilhamla şiirler söylediğini anlatmak maksadından kaynaklanmaktadır. 
·        Hakikat şudur ki Yunus Emre çok iyi tahsil görmüş, devrinin bütün ilimlerini öğrenmiş; fakat medrese tahsili ile öğrenilen zahir ilimlerini elde etmekle övünmeyecek bir tarikat terbiyesi içinde pişerek yetişmiş kâmil mutasavvuftur.
·        Yunus insana din, dil, ırk, renk farkları gözetmeksizin bakmıştır.
·        Yunus Emre’nin dünya görüşü ilahi aşk esaslarına dayanmaktadır.
·        Yunus Emre eski Anadolu Türkçe’sinin en büyük temsilcisidir. Yunus’un kullandığı kelimeler halkımızın Türkçeleştirdikleridir.
·        Yunus’un ilâhileri tekkelerde kendine has bir besteyle söylenmiştir.
·        Yunus, Türk tasavvuf edebiyatının çok kudretli, divan şairleri de dahil, en büyük şairidir.
·        Yunus’a göre hayat hazırlık devresi ve ölüm zamanı bilinmeyen bir imtihan yeridir.

Sabahattin Gencal, Başiskele-Kocaeli


[1] Aktüccar, Halil, (Yunus Emre, Hayatı, Sanatı ve Eserleri),Gökşin yayınları, İst. , 1984

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder