5 Temmuz 2012 Perşembe

E.İ. Hakkı Hazretleri büyük bir öğretmendir


Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri büyük bir öğretmendi. 18.yüzyılda, Osmanlı İmparatorluğunun gerileme ortamında derslerini uygulamalı olarak yapmaktadır. Her şeye rağmen ilkelerinden ayrılmamaktadır:

·                                 "İbrahim Hakkı Tillo'da ders okutmaktadır. Mustafa Fani ile 55 kitap okuduklarını isimleri ile kaydetmiştir. Derslerinde deneyler de yapmaktadır. Bu derslerinde kullandığı özel bir arabaya yerleştirilmiş ağaçtan bir küresi yakın tarihlere kadar kalmıştır. Tatil günlerini de Kalat-ül-Üstad'm bulunduğu tepede talebeleri ile beraber geçirmektedir.Yine böyle ertesi gün oraya gitmeyi kararlaştırdıkları bir günde Erzurum'dan oğlu Ahmet Naimi'nin ölüm haberi gelmiştir. Bir babanın duyabileceği en büyük acı. Fakat İbrahim Hakkı pozitif ilimlerdeki uygulamasında olduğu gibi çok iyi bildiği manevi ilimlerdeki ilkelerine de aynı sadakatle uyduğunu ispatlarcasına bu acıyı sabırla karşılamış, kimseye bir şey hissettirmemiş ancak gezi dönüşü ellerini kaldırarak, "Oğlum Ahmet Naimi"nin ruhuna Fatiha" demiştir.( Metnin alındığı yazının tamamını okumak için tıklayınız. Kaynak. http://www.dostyakasi.com/" )
Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri dini bilgilerle müspet bilgileri öyle güzel biçimde birleştirmiştir ki çağımızda bile çoklarında bu anlayışı görmemekteyiz. Bazı yazarlar O'nun gerileme döneminde bile Avrupai bilim ve tefekkürünü yakaladığını ileri sürerler.(Bakınız: İlim anlayışı ) O'nun bilim zihniyetini övgüyle belirtmek için söylenen bu sözler az bile. Çünkü  Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri  çok kanatlıdır. Din ve müspet bilimler öyle sanatlıca kullanılarak Allah'a ulaşma  yöntemleri geliştirilmiştir.  

Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri sadece medresedeki öğrencilerini değil halkı da yetiştirmeyi görev bilmiştir. Öğretmen öğrenci ilişkileri, aile bireylerinin birbirleriyle ilişkileri, arkadaşlarlahalkla ilişkiler konularında bugün bile övgüyle söz edilecek bilgiler, altın öğütler vermektedir. Bireylerin ve toplumların nasıl davranması gerektiği konularında öğütler vermektedir.(Bakınız: Öğretim metodu , ) Bu öğütler yarınlarda da geçerli olacaktır; çünkü kaynakları Kuran-ı Kerim ve hadislerdir. 

Bugün bile, çocuklara, aile bireylerine dayak ve şiddet konuları zaman zaman gündeme gelmektedir. Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri'nin dayağa ve şiddete karşı olduğu anlaşılmaktadır. Olaylara, bilinçle, sabırla ve tebessümle yaklaşımı O'nun nasıl bir öğretmen olduğunun göstergesidir. Bugün bile öğrenciyi, kişiyi tanıma çalışmaları yetersizdir. O kendimizi tanıma, insanı tanıma konularına çok yer vermiştir. "Nefsini bilen Allah'ı bilir." ilkesini geliştirerek uygulamaya çalışmıştır.

İbrahim Hakkı Hazretlerinin örnek öğretmen olması O'nun annesi, babası, ailesi ve öğretmenlerinden aldığı eğitim sayesindedir. Özellikle  İsmail Fakirullah Hazretleri'nin etkisi önemlidir. Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri ve şeyhi Fakirullah Hazretleri'nin birbirleri hakkındaki sözleri öğretmen öğrenci münasebetleri hakkında örnek mahiyetindedirler. (Bakınız: İsmail Fakirullah Hazretleri'nin öğrencisi İbrahim Hakkı Hazretleri için söyledikleri, Vird-i Can )

İsmail Hakkı Ertaylan'ın Öğretmen Marşı'nın ikinci kıtasını hatırlar mısınız:

Candan açtık cehle karşı bir savaş,
Ey bu yolda ant içen genç arkadaş!
Öğren, öğret hakkı halka, gürle coş;
Durma durma koş.


Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri 18.yüzyılda, Lale devri eğlenceleriyle uyuyan yönetici ve bilim adamlarına rağmen Hasankale gibi bir kasabadan cehle karşı savaş açıyor. Bu yolda öyle çalışıyor ki Erzurum'a gelen ilim adamlarından da yararlanıyor, İstanbul ve Hac seferleri sırasında uğradığı büyük kentlerdeki alimlerden de yararlanıyor. Bitliste dağılan Artukoğlu kütüphanesinden olduğu kadar, Saray kütüphanesinden de yararlanıyor. Hintten Çin'e, Eski Yunan'a kadar bir çok medeniyetten de yararlanıyor. Bütün bunları Kuran ve hadis süzgecinden geçirmeye çalışarak veriyor. Tabii süzgeçten tam olarak geçiremedikleri de oluyor; Ama O'nun büyük bir alim, büyük bir öğretmen olmasını etkilemiyor bu yanılgılar.
O, durmadan öğrenmek ve öğretmek için çabalıyor. yaşlılığında bile, eli kalem tutamadığında bile yakınlarına, çocuklarına yazdıırarak eser vermeye çalıyor.
"İbrahim Hakkı 1703 yılında doğmuş 1780 yılında ölmüştür. Tasavvufi bir hayat ı benimsemiştir. Marifetname adlı eseri ansiklopedik bilgileri içerir. İbrahim Hakkı’nın daha bir çok yapıtı varsa da Batılı anlamıyla sistematik bir filozof değildir. Ancak Osmanlı fikir tarihinde de bir yeri vardır."
 (Yazının tamamını okumak için tıklayınız.) Prof. Dr. İbrahim Agah Çubukçu, bir paragraf aldığımız yazısında  Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri'nin batılı anlamda sistematik bir filozof olmadığını belirtmesi O'nun büyük bir öğretmen olmadığı anlamında yorumlanmamalıdır. 
Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri'nin eserlerini özümseyebilirsek insan olma yolunda adım atmış oluruz. Açık deyişle kendimizi, dolayısıyla Allah'ı tanıma yolunda mesafe katetmiş oluruz. 

Müjde sana, topla dağınıklığını / Kalbin Rahmen'ın evidir
Beyanını yüksek ve geniş / Ey ârif kadrini bil

Ey İnsan başlıklı manzumesinden aldığımız bu dizelerde belirtildiği üzere kendimize gelmeli ve kadrimizi bilmeliyiz.Bunun için de insanın kendini bilmesine vesile olan büyük öğretmen Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri'ni  bir kere daha okuyup değerlendirmeliyiz.

Sabahattin Gencal, Başiskele-Kocaeli

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder