13 Haziran 2012 Çarşamba

İnsan Kimin Halifesidir?

        Yüce Allah (cc) Bakara suresinin 30. ayetinde “Hani, Rabbin meleklere, “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” demişti….” Halife kelimesi Sad/26 süresinde de geçmektedir. Ayrıca Halife kelimesi çoğul olarak Enam/165, Neml/62, ve birkaç sürede daha geçmektedir.

        Halife öncekinin yerine geçen demektir. Allah bu sürelerde ne murat etmiştir? İnsan kimin halifesidir?
        *
        Kur'an'da halifetullah (Allah'ın halifesi) ifadesi geçmediğine göre, İnsanın Allah'ın halifesi kabul edilmesi bir tefsir sorunudur. [1]
        *
        İnsan yeryüzünün halifesi ve kendinden önceki hidayet önderlerinin halefi yani takipçisidir.
Taberi tefsirinde ilgili ayetlerin açıklamasını yaparken der ki ;

        Kur’an’da geçen yeryüzünün halifeleri kullanımını dört şekilde anlayabiliriz.:
  • Yeryüzünde insanoğlundan öncede yaşayan varlıklar vardı. Adem ve soyu bu önceki varlıkların halifesidir.
  • Allah nesil, nesil birbirlerini takip edecek insanları yaratarak birini birine halife kılmıştır.
  • Allah insanı yeryüzünün efendisi ve en şerefli mahluku kılmıştır. Böyle bir ikram insanın yeryüzünün halifesi olmasına imkan sağlamıştır.
  • İnsanın yeryüzünde halife olması Allah adına, burada Allah’ın hükümlerini uygulaması anlamına gelmektedir.
         Taberi bu görüşleri sıraladıktan sonra, en son görüşe katılmadığını da dile getirir. O der ki; Her ne kadar insanın yeryüzünde Allah’ın hükümlerini hakim kılma gibi bir görev ve misyonu varsa da yine de insana Allah’ın halifesi demek uygun olmaz. Çünkü böyle bir kullanım Allah’a naib ve vekil izafet etme anlamını çağrıştırır. Bu ise asla uygun değildir.[2]
  *
        Bazı müfessirler, insanın, Allah'ın halifesi olması yaklaşımını doğru bulmamışlardır. Çünkü halife, daha önce yaşayan bir melik veya sultanın vefatından sonra onun yerine geçen ve onun misyonunu temsil eden kişi demektir. Bu açıdan da insanın Allah'a halife olması söz konusu olamaz. Çünkü insan fânî, O ise, ezelî ve ebedîdir.Ancak 'hilâfet' sözcüğüne değişik bir zaviyeden bakınca, insana halife denmesi de tecviz edilebilir. Şöyle ki Allahu Teâlâ eşyayı yaratan ve ona hükmeden biricik yaratıcıdır. 'Vallâhu halakaküm ve mâ ta'melun' (Saffat, 37/96) âyeti bu hususu gayet net olarak vurgulamaktadır.
        …
        İnsan, Cenâb-ı Hakk'ın Esmasının bir nokta-i mihrakiyesi ve âdeta O'nun yüce tecellilerinin temerküz noktası gibidir. Evet Allah, bütün esmasıyla tecelli buyurup kâinatı, daha sonra da daha farklı tecellilerle insanı yaratmıştır. Sadece o isimlerin bazılarına mazhar olmuş, eşya ve hâdiseleri, onlara ait hususiyetleriyle bilmeyen melâike-i kiram ve cinlerin eşyaya müdahalesi, meselenin metafizik yanını teşkil eder. Oysaki insanın, hem fizik hem de metafizik, hem ruh hem de maddeye müdahale isti'dadı vardır. İşte insan bu yönleriyle, Cenâb-ı Hakk'ın isimlerinin cami bir aynasıdır.
         Evet, beşer Allah'ın başına koyduğu insanlık tacıyla tam bir halifedir ve O'nun aziz kılmasıyla da azizlerden azizdir. Tabiî, Allah isterse onu zelil kılıp tepeüstü de getirebilir. [3]
        *
        Elmalılı Hamdi Yazır Tefsirinde insanoğlunun yeryüzündeki halifeliği  şöyle tarif edilmiş.

        Kendi irademden, kudret ve sıfatımdan ona bazı salahiyetler vereceğim, o bana bağlanarak, bana vekil olarak yarattıklarım üzerinde birtakım kullanma yetkilerine sahip olacak, benim adıma hükümlerimi icra edecek ve yürütecek. O bu hususta asil olmayacak, kendi zatı ve şahsı adına asil olarak hükümleri icra edecek değil. Ancak benim bir vekilim, bir kalfam olacak. İradesiyle benim iradelerimi, benim emirlerimi, benim kanunlarımı tatbik etmekle emredilmiş olacak, sonra onun arkasından gelenler ve ona halef olarak aynı görevi icra edecek olanlar bulunacak. "Sizi yeryüzünde halifeler yapan O'dur." (Fâtır, 35/39) sırrı belli olacak. Bu mânâ, Ashab-ı kiramdan ve Tâbiinden uzun uzadıya nakledilegelen tefsirlerin özeti ve sonucudur. [4]
        *
        Özetle, İnsanın Allah’ın (cc) halifesi olup olmaması bir tefsir sorunudur. Tefsir etme bilgi ve yeteneğimiz olmadığı için yukarıdaki alıntılara yer verdik. Biz ancak şu kadarını yazabiliriz: 
        İnsan imanlı, cüzi iradesi, yaratıcılığı ve sorumluluğu olan özgür, değerli, seçkin bir varlık olarak yaratılmıştır. Canlı ve cansız varlıklar üzerinde tasarruf yetki ve becerisine sahiptir. Temyiz yeteneği olan akıllı insan meleklerden de üstün olabildiği gibi hayvanlardan da aşağı düşebilir.
        İnsanın her iki dünyada da mutlu olması için bilim, din ve sanat alanında çalışmalar yapması, uygarlıklar kurması gerekir. İnsan kendine emanet edilen tüm yeryüzü varlıklarını da korumalı, evrenin dengesini bozmamak için çalışmalıdır. Bütün bunların yapılabilmesi  kulluk görevlerininin yapılması demek olacaktır. İnsan kulluk görevlerini hakkıyla yapabilirse halifeliğe de layık olabilir.
        Halifelik görevlerini yapabilenlere ne mutlu.

        Sabahattin Gencal, Başiskele- Kocaeli, 13. 12. 2011

[1] Yrd. Dç.Dr. Muammer Esen, İnsanın Halifeliği Meselesi, Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi
[2] http://hikmetdernegi.com
[3] http://tr.fgulen.com/content
[4] http://hazinemizipaylasiyoruz.com/

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder