28 Haziran 2012 Perşembe

İlmin Amacı nedir?

        Dünyaya geliş amacımız Allah’ın halifeliği görevini yapmak olduğunu vurgulamıştık. Halifelik görevini hakkıyla yapmak için de ilimle donanmamız gereklidir. Bunun için de ilmim amacını da bilmeliyiz.
İlim bir okyanussa, bireydeki ilim bir damla kadar bile değildir. Böyleyken ilim amaç doğrultusunda öğrenilmezse yararlı olmaz, hatta zararlı da olabilir. 
        İlmin en önemli amacı insanı ve insandan hareketle Allah’ı bilmektir.
        Allah’a (cc) iman, iman şartlarındandır. Bilinçli imanın fazileti 63 kat daha çoktur. O itibarla Allah’ı )cc) tanıdığımız ölçüde Onun rızasını alırız. Allah’ı tanımak için de önce kendimizi tanımalıyız. Kendimizi tanıdığımız ölçüde Allah’ın yarattıklarını da tanırız, Allahî da (cc) tanırız. “Nefsini bilen Allah’ını da bilir.” Hz. Muhammed (sav)
        Tüm yaratıklara karşı görevlerimizi daha faydalı biçimde yapabilmemiz için onları tanımalıyız. Tanıdığımız ölçüde başarılı oluruz.
       Yunus Emre de ilmin en büyük amacının kendimizi tanımak olduğunu vurgulamaktadır..

İlim ilim bilmektir
İlim kendin bilmektir
Sen kendini bilmezsin
Ya nice okumaktır                                                   
Yunus Emre                                       

        Yunus Emre medresede eğitim gördü. Çok seyahat etti. Tekke ve zaviyelerde, mescitlerde, misafir hanelerde konakladı. Çok kişiden faydalandı. Türkçe’nin yanında, Arapça Farsça öğrendi. Tasavvufu öğrendi.Yunan ve İran mitolojileri hakkında da bilgiler edindi. O da Sokrat gibi “bilmediğini bildi.” Cahil, ümmi olduğunu vurguladı. Kendisi alçak gönüllülük göstererek ümmi olduğunu söylerken kimi zatlar da Hz. Muhammed’in (sav) de ümmi olduğu üzerinde durarak Yunus Emre’ye de yüksek paye vermeye çalıştılar. Aslında edinilen hiçbir bilgi insanın kendisini tanımasına, dolayısıyla Allah’ı tam olarak bilmesine yetmez. Onun için Bâtını ilime önem verirler. Ariflerin ilmi bâtını ilimdir.

Bu bir acaip haldir bu hale kimse ermez
Alimle davi kılar, Veli değme göz görmez
İlm ile hikmet ile, kimse ermez bu sırra
Bu bir acaib sırdır, ilme kitaba sığmaz
Yunus Emre

Ey sözlerin aslın bilen, gel de bu söz kandan gelir
Söz aslını anlamayan, sanır bu söz benden gelir
Söz karadan aktan değil, yazıp okumaktan değil
Bu yürüyen halktan değil, Halık avazından gelir
 Yunus Emre

        Yunus Emre için tam bir filozoftur denilemez; ama düşüncelerini şiirleriyle vermiştir. Şiirle verilen düşünce her zaman, özellikle Yunus Emre’nin yaşadığı dönemde insanın gönlüne ve dimağına yer eder.
Şiirle düşünce tebliğinde bulunmak herkesin harcı değildir. Yunus Emre Kuran’ın zahiri ve bâtını anlamlarını kavramış, hadisleri bilen, doğu ve batı mitolojilerinden haberdar olan biri olduğu için düşüncelerini şiirle tebliğ konusunda örnek olmuştur.
Yûnus’un sözü şiirden/Amma aslıdır kitaptan
Hadîs ile dinini k’ey / Bilgil sâdık olmak gerek
Yunus Emre

Gâyip işin kim bilir, meğer Kur'ân ilminden
Yunus içti esridi ol gevher denizinden                                                 
Yunus Emre

        Sabahattin Gencal, Başiskele-Kocaeli 



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder