2 Haziran 2012 Cumartesi

Çalışmak


        Çalışmak, kişinin kendi iradesi- isteği ile bir amaca ulaşmak için belli bir teknik ve yöntemle enerjisini (beyin, beden ve gönül gücünü) eyleme dönüştürmesidir.
        Çalışmanın unsurları olan irade-istek, amaç, teknik-yöntem ve enerjinin sıralaması (katsayı puanı) kişiye, işe, zamana, ortama ve diğer durumlara göre değişir.
       Çalışmanın derecesini ölçmek için kişideki bir çalışma unsuru derecesi ile aynı unsurun katsayı puanı çarpılır. Sonuç kişinin o unsurla ilgili puanıdır. Diğer unsurlardaki puanlar da aynı yöntemle bulunur. Daha sonra sözü edilen unsurlardan alınan puanlar birbirleriyle çarpılarak çalışkanlığın derecesi ortaya çıkar.
       Dünyada başka bir örneği olamayan, ilk kez tarafımdan geliştirilen bu yöntem, karmaşık gibi görünmesine rağmen basittir. Bu yöntemin püf noktası puanların birbirleriyle çarpımıdır. Bir unsurda sıfır (0) puan varsa çarpımın sonucu, diğer unsurların puanı ne olursa olsun (0)sıfırdır. Örneğin bir kişide enerji sıfırsa yüce amaçlar, istek, yöntem vd. boşunadır. Onun için çalışmanın tüm unsurları dikkate alınmalı. Bu unsurların gereği yapılmalıdır. Yani çalışkan olmalıdır.
       Çalışma amaca göre yararlı ya da zararlı olabilir. Kişinin, olumlu ve yararlı amaçlar edinmesi için beşikten mezara kadar eğitilmesi gerekir.
*
        Çalıştırma ile ilgili birçok teori ve kanunlar üretilmiştir. En az emek, en az maliyetle, en kısa zamanda en çok verim almaya dönük bu kanunlarla kişiler sanki bir robot ya da modern köle durumuna getirilmişlerdir.
        Çalıştırma ile ilgili olarak üretilen teori ve kanunları, çağın çalışma kuralları- kanunları olarak takdim edilmişlerdir. Çalışma ve çalıştırma kurallarının farklı olduğu bilgisinden yoksun kalınmıştır.
        Çalıştırılma kurallarıyla istihdam edilen memurlar, işçiler ve diğerleri birleşememişler, birleşemezler. Memurlar, işçiler ve diğer çalıştırılanlar kendilerini tatmin için, kendilerini kandırmak için sözde dernekler, sendikalar kurabilirler; ama amaçlarını gerçekleştirmek için birleşemezler. Çünkü bunlar çocukluklarından itibaren çalıştırılma kurallarıyla yetiştirilmişlerdir.
        Çalışmayı bilmeyen, çalışmayan kişiler de, toplumlar da mutlu olamazlar. Toplumları toplum yapan, devlet yapan çalışanlardır. Toplumlar, devletler çalışanlar sayesinde varlıklarını devam edebilirler.
*
       Okul öncesi kurumlardan, üniversitelere kadar tüm eğitim kurumlarının, öğrencilere kişilik kazandırmaları, öğrencilerin çalışmanın ne olduğunu öğrenmeleri için gereğini yapması gerekir.
        Resmi ve özel tüm kurum ve kuruluşlarda da çalışma kuralları gözden geçirilmelidir. Yanlış şartlanmalardan kurtulmak için çabalamalıdır.
*
        Bu dünyaya cüzi irademizle gönderildik. Bu cüzi irademizi, kurallara uygun olarak kullanarak olgunlaşmak, her iki dünyamızı da mamur yapmakla sorumluyuz. Sorumluluklarımızı yerine getirmek için, çalışmanın ne olduğunu bilerek çok çalışmalıyız.
            Sabahattin Gencal, 24, 02. 2010,  İzmit

2 yorum:

  1. Hocam çok güzel bir analiz olmuş :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,
      Ziyaretiniz ve yorumunuz için teşekkür ederim.
      Hayırlı günler dileğiyle.

      Sil