31 Mayıs 2012 Perşembe

Söz

        Söz bir anlatım aracıdır. Açık deyişle; söz yargı, olay, haber, istek, emir, yorum, kınama, hayret, duygu, düşünce...vb. her türlü eylem ve durumları aktarmaya yarayan bir araçtır.
        Anlatılmak istenenler muhataplara (alıcılara) tam olarak anlatılamayabilir. Anlatılmak istenenin ya azı ya da çoğu anlatılır, tam tersi ya da kısmen doğru kısmen yanlış anlatılabilir. Tam anlatamamak bilgi ve kültür düzeyi, meslek ve mevki, beden ve ruh sağlığı, zaman, ortam...vb. durumlardan ötürü olabilir.
         Alıcı da sözü tam olarak anlamayabilir. Anlatılmak istenenin azını ya da çoğunu anlar. Tamamen ya da kısmen yanlış da anlar. Tam olarak anlamamanın nedenleri arasında bilgi ve kültür düzeyi, o andaki beden ve ruh sağlığı vb. durumlar yanında ön kabuller de gösterilebilir. Anlatanın statüsü, yetişmesi, bilgisi hakkındaki ön kabuller sözün çeşitli biçimlerde anlaşılmasına neden olabilir. Başka deyişle söylenirse bir söz söyleyen kişiye, söylenen yere, zamana, ortama göre değişik olarak anlaşılabilir. Aynı sebeplerden ötürü yorumlar da değişik olabilir.
         Kısaca söz aracını kullanırken, anlatma ve anlamayı etkileyen çeşitli durumları dikkate almalıdır. Dikkatli olmak da yetmeyebilir. Çok çalışmak, çok düşünmek gerekir.
         Söz aracını kullanamayanların ya da kullanmayanların neden olduğu sıkıntı ve felâketleri tarih yazmıştır.Tarihte ders almak gerekir.
         Anlama ve anlatma etkinliklerinin yapılmadığı ya da yozlaşmanın çoğaldığı devirler karanlık devirlerdir. Karanlıklardan aydınlığa çıkmak için söz aracına ve bu aracı kullanmaya da dikkat etmeli.


         Sabahattin Gencal, 14.02. 2009, İzmit

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder