11 Mayıs 2012 Cuma

Gündem

        Gündem, bir kurulun belli bir süre içindeki toplantısında ele alacağı konu ya da konuların listesidir.
Kurul birkaç kişilik apartman yönetim kurulu olabileceği gibi, yüzlerce kişiden oluşan bir spor kulübü genel kurulu da olabilir. Toplantı suresi birkaç saat olabileceği gibi birkaç gün de olabilir. Ele alınacak konu bir konu olabileceği gibi, birkaç konu da olabilir…

        Gündemin önceden tespiti yararlıdır; çünkü bireyler tek bir fikre odaklanıyor, muhakeme ve çağrışımlarla fikirler geliştiriyor ve yeni fikirler üretebiliyorlar.

        Gündem sadece tutanak tutulan resmi toplantılarda değil resmi olmayan toplantılarda da oluşturulabilir.
        *
        Gündemli çalışmanın etkisinden yararlanmak isteyen bazı çevreler toplumu istenilen konu ve fikirler çerçevesinde düşündürmek için, toplumu gütmek için yapay gündem de oluşturulabilir.

       Yapay gündem oluşturmak için çeşitli eylemlere girilebilir, birçok kuruluşu, bu arada medyayı da kullanabilirler.

        Halk yapay gündem konuları hakkında tam bir fikir edinmeden yeni gündemler yaratılabilir. Dolayısıyla halk ne kendilerini ilgilendiren konularda ne de yapay olarak ileri sürülen konularda fikir üretebilir.

        Fikir üretmeyen, lâf kalabalığı ile vaktini öldüren toplumların geleceği parlak olmaz.
       *
       Gündemleri, dünyada azınlık bir grubun – işbirlikçileri kullanarak- oluşturduğu söylenmektedir. Perde arkasındaki bu güçlü grup nasıl oluyor da tüm dünya halklarını kör, sağır ve dilsiz yapabiliyor?

        Dünya halklarını pasif hale getirme çalışmaları, planlı olarak çok uzun bir süreçte gerçekleştiriliyor. Bunun için de, kendilerinden başkalarının bilmediği birçok yöntem kullanılıyor. Bu yöntemlerden bir tanesi, belki de en önemlisi yanlış eğitim verdirmektir.
       *
       Okullarda bir ders saatinde işlenen konu ya da konular gündem maddesi olarak kabul edilebilir mi? İşlenen konuların işleniş sırasına gündem denmiyor, ders planı deniyor. Ders planları müfredatlara uygun olarak yapılıyor. Müfredatları kim ya da kimler hazırlıyor?

        Müfredatın hazırlanması için kurullar, öğretmenler, yöneticiler, uzmanlar … çalıştırılıyor, Şuralar toplanıyor. Sonuçta herkes müfredatın ortak çalışma ile oluşturulduğuna inanıyor. Fakat ne hikmetse istenilen müfredat ortaya konamıyor. Bu süreç asırlardır devam ediyor.

       Müfredatlar bir demir çerçeve, demir parmaklık değil kuşkusuz. Bazı yönetmeliklerle bu çerçevenin dışına çıkılması müsaadesi veriliyor. Ancak bu izni kullananların, güncel konularda fikir yürüten kimselerin başına gelmedik kalmıyor. Bu yüzden herkes demir perde içinde çalışmalarını sürdürüyor.

        Okullardaki eğitim hayatı bittikten sonra kamu ya da serbest kuruluşlara giriliyor, asker ocağına gidiliyor. Buralarda da bireylerin fikir üretebildikleri, gündem oluşturdukları söylenemez.

      *
      Pasif hale getirilmiş toplumların birkaç kişinin peşine takıldıkları çok görülmüştür.  Başka türlü söylersek, birkaç kişi düşünemeyen, kendi gündemlerini oluşturamayan toplumları kolayca peşine takabilir. Bazı eylemler yaratılarak, bazı kurumlar bu arada medya kullanılarak toplumları gütme çok daha kolay olabilir. Böyle birkaç kişinin peşine takılan toplumlar, birkaç sözde liderin uçuruma yuvarlanmasıyla hep beraber uçuruma düşebilirler.
       *
       Allahın yeryüzündeki halifesi olma şerefini taşıyan, cüzi iradesini kullanarak kendini, yakınlarını, tüm insanları ve evreni geliştirme sorumluluğu olan insan kendi gündemini tespit edebilmelidir.
İnsanın kendine, çevresine, insanlığa ve tüm evrene karşı görevlerini en iyi şekilde yapması için faydasız konulardan çok kendi gündemi çerçevesinde olan konularda çalışması ve fikir geliştirmesi gerekir.
Kendi gündemlerini tespit edemeyenler fikir geliştiremezler. Fikir geliştiremeyenler faydalı eylemler yapamazlar. Faydalı eylem yapamayanlar geri kalmaya mahkûm olurlar. Kısaca kendi gündemlerini tespit edemeyen, kendi gündemleri konusunda tartışıp fikir üretemeyen toplumların sonu iyi olmaz.

       Sabahattin Gencal, Başiskele - Kocaeli, 27. 03. 2010

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder