5 Temmuz 2012 Perşembe

Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri

Adı              : Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri
Uyruğu         : Osmanlı İmparatorluğu (Devlet-i Âliyye-i Osmâniye)1299- 1923
Baba adı     : Derviş Osman Efendi

  • Erzurumlu İbrahim Hakkı'nın şeceresi, onun soyunu baba tarafından, on birinci yüzyılın akıncı Türklerine kadar çıkarmaktadır. Ataları önce bilgin ve din adamı olarak Bağdat sultanlarının hizmetine girerler, daha sonra Moğol istilası sonunda Fırat bölgesine göç ederler. Bir  müddet sonra da Erzurum'un Hasankale'sine yerleşirler.
    Derviş Osman Efendi ve şeceresi hakkında bilgi için  bakınız: 
                                 

Ana adı       : Şerife Hanife Hatun
  • Marifetname’de anne ve babası için şunları söylemektedir: “Derviş Osman Efendi, sâdât-ı Kirâmdan Şeyhoğlu merhum Dede Mahmud’un kızını almıştır. Ol Hanife Hatun, bizim valide-i müşfikimiz olmuştur.”
  • Erzuruınlu İbrahim Hakkı'nın ana tarafından Hz. Peygamber (sav.) ' e bağlandığına dair iki adet belge vardır. Bunlardan birincisi H. 1038 yılında yazılan Kındıgılı Seyyid Dede Mahmud'un soy köküne ait eski bir şecere sureti, ikincisi ise "Tambul " adlı tomar halindeki el yazması bir defterdir.
  • “Annesi Şerife Hatun’un soyu Peygamber efendimize dayanmaktadır. Hicri, 1154 yılında yazdığı Lübbü’l-Kütüb adlı eserinde kendisini tanıtırken “Seyyid” sıfatını kullanması bu bilgiyi teyit etmektedir.”(Seyyidler hk. Bilgi için bkz. Harun Yahya.com

Doğum tarihi  : 18 Mayıs 1703
  • (Erzurumlu İbrâhim Hakkı Hazretleri kendisini kısaca şöyle anlatmaktadır:
      “Hicretin târihi binyüzonbeş oldu ol bahar,
      Kal’ayı ahsende İbrâhim Hakkı doğdu zar."
                                   
Doğum yeri   : Erzuruma bağlı Pasinler (Hasankale) ilçesi
  • ( Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri’nin kaleminden Hasankale (damla )
Ölüm Tarihi   : 22 Haziran 1800
Ölüm yeri       : Sirt’e bağlı Aydınlar ( Tillo ) ilçesi

Dini                 : İslam
       (Hudâ Rabb'im Nebim hakka Muhammeddir Rasûlullah
       Hem İslam dînidir dînim kitâbımdır Kelâmullah

      (Hudâ Rabb'imdir, Peygamberin Muhammed Rasûlullahtır.
        Dînim, İslam dînidir. Kitabım Allah'ın kelâmıdır.)
         *
         Akâid içre Ehli Sünnet oldu mezhebim cem'â
         Amelde bu Hanîfe mezhebidir mezhebim vallah

         (İtikadlar içerisinde gittiğim yol, Ehli Sünnet vel Cemaat mezhebidir.
         Doğrusu o haktır.
          Amelde ise Ebû Hanîfe rahimehullah'ın görüşleri mezhebimdir.
          Buna Allah'a and ederim.)
          *
           Tarikatı: Bazıları O’nun Marifetname’de Nakşibendi Tarikatı ile ilgili usulleri   genişçe anlattığı için Nakşibendi olduğunu söylerler. Bazıları da bir başka eserinde Uveysiye-i fakiriye’ye genişçe yer verdiği için O’nun Üveysi olduğunu söylerler. Kadiriyye tarikatına bağlı olduğunu söyleyenler olduğu gibi O’nun hiçbir tarikata bağlı olmadığını da söyleyenler var.

Eşleri ve çocukları  :
  • İlk evlilik, otuz üç yaşında Firdevs Hanım’la. Oğulları İsmail Fehim ve Ahmet Naîm dünyaya gelirler.
  • 1742’de  Erzurum’da Hüseyin Bey adında zengin bir zatın kızı olanFatma Hatunla evlenir. Bu hanımından doğan çocukları yaşamamıştır.
  • 1742’de Horasan’da Belkıs Hatunla evlenir. Gülsüm adını verdiği bir kızı ile Şakir adını verdiği bir oğlu dünyaya gelir.
  • 1744’de Züleyha Hanımla dördüncü evliliğini yapar. Bu hanımından da Osman Nedim adında bir oğlu olur.                                                                                                                                                        (Belkis ve Züleyha Hanımlar Erzurumda, Firdevs ve Fatma Hanımlar Hasankalede kalmaktaydılar.)
  • 1763’te Şeyh Fakirullah’ın oğlu Şeyh Abdülkadir-i sani Hazretlerinin kızı Fatma Azize Hatunla evlendi. Fatma Azize Hatundan Hanife ve Şemsi Ayşe adlı iki kızı oldu.  Tillodaki soyları bu çocuk vasıtasıyla devam eder.
Resmi Görevleri:
  • 1734 Habib Efendi Camii İmamlığı (Babası da bu camide imamlık yapmıştı.)
  • 1747’ten itibaren Abdurrahman Gazi vakfının Defterdarlığı 
  • Erzurumda ve Tillo’da müderrislik.(Kendisine İstanbuldayken müderrislik payesi verilir. Sultan I. Mahmut kendisini Abdurrahman Gazi Vakfının deftarlığına tayin ederken öğrenci okutması koşulunu da koydu. Şeyh Fakirullah gerek zahiri, gerekse batını bilimleri aktarması için Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretlerini mucaz ve halife tayin etmiştir.)
Yaşadığı ve gördüğü yerler: Dönemin zor şartlarına rağmen İki İstanbul Seyahatı, 3 hac farizası, 4 Tillo yolculuğu yapar.
  • 9 yaşına kadar Hasankalede ve Erzurumda yaşamıştır.
  • 9 yaşından 17 yaşına kadar da Tillo’da Şeyhinin yanında yaşamıştır.
  • Babasının ölümü üzerine Erzurum’a döner.
  • 1728’de Tilloya gider ve orada yerleşir.
  • Şeyhi Fakirullah’ın öolümü üzerine 1734’te  Erzuruma döner
  • 1737’de ilk Haccı’nı yapar.
  • 1747’de İlk defa İstanbul’a gider. Sultan I. Mahmt O’na Saray Kütüphanesinde çalışma izni verir.
  • 1755’te ikinci defa İstanbul’a gider.
  • 1763’te, eşinin ölümünden sonra 3. defa Tillo’ya gider.
  • 1764’te ikinci hac yolculuğuna çıkar.
  • (Yolculuk boyunca Şam, Halep, Kudus, Mekke, Medine gibi şehirlerdeki alimlerle görüşme imkanı bulur)
  • Erzurum’a dönen İbrahim Hakkı Hazretleri Erzurum Müftüsü Şeyh Mustafa Efendiyle1768’de son hac yolculuğuna çıkar. 
  • Hac farizasından sonra Erzurum’a dönem Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri üç yıl sonra oğlu İsmail Fehim ile birlikte  Tillo’ya gider.

Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri’nin  öğretmenleri:
  • Annesi  Şerife Hanife Hatun’dan feyz alarak  ahlaken çok şey kazanmıştır. ( bkz. En güzel eğitim metodui)
  • Babası Derviş Osman Efendi’den tefsir, hadis, fıkıh gibi zahiri ilimler öğrendi. Ayrıca tasavvufi anlamda ilk örneği oldu.
  • Babasının arkadaşı Molla Muhammed Sıhrânî Hazretlerinden de, astronomi, matematik gibi zamânın fen ilimlerini tahsîl etti.
  • Çocukluğunda Erzurumda Sarı Gümrükçü Derviş Efendiden  özel dersler aldı.
  • Hazık Mehmet Efendi’den edebiyat, özellikle divan edebiyatı alanında yararlanmıştır. Ondan Arapça ve Farsça dersler almıştır. ( Bakınız:http://www.erzurumlusairler.com/suara/hazikmehmedefendi.html ,
  • Kadiri Şeyh İsmail Fakirullah ‘tan manevi bilgiler ve ilhamlar aldı. Tasavvuf ve tarikatla ilgili bilgiler aldı. Şeyhin halifesi oldu. Eser vermesinin Fakirullah sayesinde olduğunu  övünerek söyledi: İbrahim Hakkı, Şeyhine o kadar sevgi beslemektedir ki onun için “ruhum, canım” gibi tâbirler kullanmış ve su güzel şiiri yazmıştır: 
     “Sen kadr ü berâtımsın
     Hem âb-i hayatımsın
     Bel ayn-i necâtımsın
     Bârım da sen ey rûhî.                                                                                                                                                                         (Bakınız:http://sabahattin-gencal.blogspot.com/2012/06/vird-i-can-erzurumlu-ibrahim-hakk.html)

Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri’nin etkilendiği zatlar:
  • Başta Şeyhi İsmail Fakirullah Hazretleri olmak üzere tüm öğretmenlerinden  etkilenir. Ayrıca yüzlerce kişiden derleme yapar. 
  • Derleme yaptığı şahsiyetlerden etkilendiği olur; ancak Hz. Mevlana ve Yunus Emre’nin etkileri açıkça görülür. Eserlerinde Mevlana’dan onlarca yazı alır. Manzum eserlerinde biçim bakımından da Yunus Emre’nin etkisi  vardır.
Eserleri:
  • Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri Türkçe, Arapça ve Farsça eserler yazmıştır. (Bazı eserlerde bu üç dil karışıktır.)
  • Telif, tercüme, derleme eserleri vardır.
  • Mensur eserleri olduğu gibi manzum eserleri de vardır. ( Nazireler yazmıştır.) Mensur yazılarını didaktik manzumelerle özetlemiştir.
  • Eserlerinde daha çok Erzurum ağzı kullanmıştır. Eserlerini halk kesiminin de anlayabileceği biçimde yazmıştır.
  • Abartılı bir üslubu vardır. Bu abartılı üslupta onun bilimsel zihniyeti kaybolmamıştır.
  • Eserlerinde her konuya yer vermiştir. Bir eserindeki bir konunun diğer eserlerinde de işlendiği görülür.
  • Eserlerinin ana amacı evreni ve kendimizi tanıyarak Allah’a ulaşmaktır. Bu arada bireysel ve toplumsal olarak sağlıklı ve mutlu olmayı sağlamak da amaçları arasındadır.
  • Eserlerinde ayetlerden, hadislerden ve bir çok yazar ve şairden yararlanmıştır. Ancak kaynakları açıkça belirtmemiştir. Konu başlarında genel bir açıklamayla yetinmiştir. Hadisleri hafızasına yerleştirdiği gibi kullandığı, zayıf kuvvetli ayrımı yapmadığı için olacak bu konuda güvenilir sayılmamaktadır. ( Bakınız. Prof. Dr.Celal Ağırman http://sabahattin-gencal.blogspot.com/2012/06/erzurumlu-ibrahim-hakk-hazretlerinin_1205.html ,)
  • Bilim ve din kanatlarını güzel kullanmasına rağmen nedense batlı anlamda sistematik bir bilim adamı sayılmamaktadır. ( Bakınız: Türk Düşünce Tarihi)
  • Eserleri’nin sayısı tam olarak belli değildir.
Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri kitaplarıyla ilgili bir manzumesinde şöyle demektedir:

Fakiri der ki te 'lif ettiğimiz on beş kitab olmuş,
Usul-u beşjenn adlarıyla on hisab olmuş,
Ahiname nazmımdır ve nesrim Maarifatname,
Ve İrjaniyye, İnsaniyye, Mecmua yazıp name,

Adının ahiri "ha" ise ol ilm-i hakikattir;
Adının ahiri "mim" ise ol ilm-i şeriattır.
Kamunun ibtidasıdır, Ahiname inşad,
Hem olmuş intihası He 'eyü 'I-İslam 'ın irşad.

Bu ikinin arasında kamusu zikr olunmuştur.
O tertib üzre kim te'lifi hem öyle bulunmuştur.
Heman seksen ile doksan bir arasında bu on evlad,
Beş anadan doğup olmuş bu Hakkı onlar ile şad

Manzumeden de anlaşılacağı üzere 5 ana eseri vardır:  İlâhi Nâme (Divan), Marifetname, İrfaniyye, İnsaniye, Mecmuatü'l-Meani
Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri’nin tespit edilebilen 58 eseri vardır. (Bakınız:  Belgeler.com, Aydınlar.gov.tr, , optiom.com , dergiler.ankara.edu.tr

Sabahattin Gencal, Başiskele-Kocaeli, 27. 06. 2012

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder