9 Haziran 2012 Cumartesi

İnsan Niçin Yaratıldı?

        İnsan her şeyden önce yaratılış gayesini bilmelidir ki söz, davranış ve eylemlerini yaratılış gayesine uygun olarak ayarlayabilsin.
        İnsan niçin yaratıldığını kendisi cevaplandıramaz. İnsanın niçin yaratıldığını, ancak Allah bilir. İnsan, Kuran-ı Kerimdeki bazı ayetlerin yorumlanmasıyla niçin yaratıldığı konusunda fikir edinebilir.

        “Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.” (Zariyat 56)
Bazı meâllerde “kulluk” kelimesi yerine "ibadet" kelimesi kullanılmıştır. İbadet kelimesini geniş anlamında kullanılırsa kulluk anlamı verilmiş olabilir.

        İnsan kulluk yapacağı Allah’ı tanımalı ve sevmelidir ki görevini hakkıyla yapmış olsun.
İbadet kavramı beş İslâm şartı ile sınırlı değildir. İnsanın tüm söz, davranış ve uygulamaları ibadet kavramı içindedir.
        İnsanın kendine, ailesine, çevresine,toplumuna, insanlığa; evrene; Alla'a karşı görevleri vardır. Bütün bu görevlerin yerine getirilmesi için, yukarıda da belirtildiği gibi Allah’ı tanımak ve sevmek, yaratıkları tanımak ve onları sevip korumak; kendisinin ve başkalarının yararlanabileceği değerler üretebilmek …vb. gerekir.

        “Sizi boşuna yarattığımızı ve bize tekrar döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?”( Müminun 115) Ayetten de anladığımıza göre insan oğlu boşuna yaratılmamıştır. Verilen görevlerin yapılıp yapılmadığı hesabı sorulacaktır. Yani dünya-evren bir sınav yeridir.
        Kulluk görevlerimi başarıyla yapmak, sınavdan geçebilmek  için, her şeyden önce iman etmeliyiz. Sonra âlimlerin Kuran-ı Kerimden ve hadislerden çıkardıkları görevlerimizle ilgili konulara iyi çalışmamız ve kulluk görevlerimizi yapmamız gerekir.
        Özetle tekrar ediyoruz: 
        İnsan Allah’a kulluk görevini yapması için yaratıldı. 
        Kulluk görevi dar anlamında ibadetle sınırlı değildir. Tüm söz, davranış ve uygulamalarımızı Allah rızasını kazanmak için emir olunduğu gibi yapmalıyız. Başka deyişle yaratılış gayesini bilen kulluk görevini eksiksiz yapar ya da yapmalıdır.

       Sabahattin Gencal, Başiskele – Kocaeli, 05. 12. 2011

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder